Stajyerlerimiz ve emek verdiklerimiz üzerine ...

Stajyerlerimiz ve emek verdiklerimiz üzerine .....
Güzel Türkçemiz de iğneleme amacıyla kullanılan böyle mecazi bir deyim vardır. Kimilerine göre ‘Vefa’ İstanbul’da bir semtin ismidir, bu kelime başka bir anlam ifade etmez. İğnelemenin hedefi olan kişiler kimseyi umursamaz, bencildirler. Kimileri ise ‘vefa’nın hakkını vererek yaşar. Kendilerine değer verenlere, iyi hissetmelerini sağlayanlara, katkı verenlere vefalarını çeşitli yollarla gösterirler.
Yaşadıkları süre boyunca o vefayı her daim gösterir bu kişiler, birini yitirdikten sonra dahi vefanın hakkını verirler. Şahsım adına konuşmak gerekirse, bana iyilik yapan, faydası dokunan kişileri elimden geldiğince el üstünde tutmaya çalışır, ilk fırsatta da mutlaka karşılığını vermek isterim. Yapımın gereği olan doğal davranış budur benim için. Birkaç sene öncesine dek diğer insanların da benim gibi olduklarını düşünerek hareket ediyordum, ancak artık kanaatim değişti.
Henüz orta yaşta sayılabilecek bir yaştayım ancak pek çok açıdan babamın jenerasyonundaki kişilerin tecrübelerine sahip olduğumu ifade edebilirim. Çok şey gördüm, çok şey duydum, konuştum, paylaştım. Artık hiçbir şey beni kolay kolay şaşırtmıyor.
En yakınımdaki kişilerin vefasızlığına tanık olduğum da oldu, bana nispeten çok uzak kişilerin vefasını gördüğüm de. Size bazı örnekler vereyim isterseniz.
Vefasızlık ve uğradığım ihanetlere verebileceğim çok örnek var. Staj programıyla yetiştirdiğimiz gençlerin bazılarının türlü türlü davranışlarından mı bahsedeyim size (hakkını yememek lazım, çok iyi, pırıl pırıl gençlerimiz de var aralarında elbette), yoksa stajı bittikten sonra o kadar emek verdiğim her ay parasını maaşını tıkırı tıkır ödediğim geldiklerinde beyannamenin ne olduğunu bilmeyenlere bir şey öğretmenin kıvancıyla insanlara ekmek vermenin gururu ile ve sonrasında mali müşavir olduklarında ciddi gelir elde etmelerine karşın ihanet eden stajyerlerimden mi bahsedeyim? Yemek yediği kabı pisleyen bazı çalışanlardan mı dem vurayım, yoksa en yakınınızdaki ekmeğinizi yiyen emek verdikleriniz sizi menfaatleri uğruna satmasından mı? Değer verip yetiştirdiğiniz yakınınızdaki bir gencin emeğinizi çalıp kendi projesiymiş gibi anlatmasından mı söz edeyim, yoksa hırsızlık yapıp yakaladığım çalışanlarımı mı? Bunların hepsini yaşıyoruz ve elbette bir bedel ödüyoruz.Ama hic bir zaman benim stajyerim bana bunu yaptı bunları yasadım beni soktuğu zararları ve yaptığı hatalar yüzünden ödediğim cezaları hiç bir kimseyle paylaşmak istemedim.Bu bizim çalıştırdığımız ve emek verdiğimiz stajyerlerimize verdiğimiz değerlerdir diye konuşmadık ama onlara iş öğretirken tecrübelerimizi paylaşırken ezildiklerinden mi sıkıntı çektiklerinden mi onunla çalışmak zor çok disiplinli demelerinden mi neler duymadık.Ama it ürür kervan yürür dedik. Ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz dedik. Fakat gördük ki geldikleri bugüne kadar da kendileri gibi bir stajyer veya meslektaş yetiştiremediklerini gördük. bir kaçı hariç .
Yine bu konuda mütevazi olmayacağım, ancak herşeyden öte bu ihanetleri yapan kişilerin en büyük kayıpları “beni” kaybetmeleridir. Benimle bu yolda birlikte yürüyen dostlarım, çalışma arkadaşlarım, akrabalarım ve en yakınımdaki kişiler belli. Onları hayatım boyunca başımın üzerinde taşıyacağım. Gerisi de benim için çok da önemli değil zaten. Bildiğim yolda ilerlemeye ve katkı vermeye devam edeceğim. Benim samimi bir şekilde arkasında durduğum kişilerle birlikte yükselmeye ve değer yaratmaya devam edeceğiz.
Birçok konuda yolun başındayım. Yapacaklarımı ve potansiyelimi anladıkça etrafımın gerçekten vefalı kişilerle çevreleneceğini biliyorum. Çok başarılı da olsam (ki olacağım) insanlar konusunda hep temkinli kalacağım, ancak her ne koşulda olursa olsun bir karşılık beklemeden iyilik yapmaya da devam edeceğim....

E-posta Girişi
E-Mükellef Girişi