Maliye’den KURGAN Yazısı Gelmesi Durumunda Yapılması Gerekenler.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, sahte belgenin önünün kesilmesi yönünde tedbirler alınacağını açıklamıştı. Bu kapsamda Vergi Denetim Kurulu (VDK); yapay zekâ destekli, cari verilerle çalışan Kuruluş Gözetimli Analiz (KURGAN) projesini geliştirerek uygulamaya soktu.
VDK tarafından yayımlanan rehberde, KURGAN “mümkün olan en kısa sürede sahte belgeyi tespit etmeyi amaçlayan, çok sayıda kriteri göz önünde bulundurarak işlem risklerini analiz eden bir sistem” olarak tanımlanmış.
Elbette temel amaç sahte belge kullanımını ortadan kaldırmak ya da en düşük seviyeye indirmek. Ancak söz konusu rehberde riskli işlemin alıcı tarafından mümkün olan en kısa sürede tespit edilmesini sağlaması nedeniyle mükelleflerin de haklarını koruduğu bir güvenlik müessesesi olduğunun da altı çizilmiş.
Uygulama kapsamında 01.10.2025 tarihinden itibaren (bazı yazıların daha da erken tarihli olduğunu da gözlemledik) bazı mükelleflere bilgi isteme amaçlı yazılar gönderildi.
Bu yazılarda vergi müfettişleri tarafından istenen bilgiler ise şu şekilde:
-Yazıda belirtilen firmalardan yapılan alımların gerçek bir mal teslimi ya da hizmet ifasına dayanıp dayanmadığı konusunda riskli bulunduğu,
-Söz konusu alımların yasal defterlere kaydedilip kaydedilmediği,
-KDV beyannamesinde indirim konusu yapılıp yapılmadığı,
-Bu alımlar için düzeltme beyannamesi verilip verilmediği.
Öncelikle KURGAN yazılarının en azından şu an için bir vergi incelemesi niteliğinde olmadığının altını çizmekte fayda bulunuyor.
Ancak yazılarda bahsi geçen mükelleflerden yapılan alımların Maliye tarafından riskli bulunduğu da bir gerçek.
Vergi Denetim Kurulu tarafından yayımlanan rehberde ve yazılarda da belirtildiği üzere anılan yazılar şu an için bilgi isteme yazısı niteliğinde. Yani, bu yazıya istinaden verilen cevap yazılarındaki bilgiler doğrultusunda Maliye ve inceleme elemanları olası bir inceleme durumunda bu verileri kullanarak değerlendirme yapacak.
Bununla birlikte, yazılarda belirtilen firmaların riskli bulunmasının temel nedenleri olarak bunların alımlarının önemli miktarının sahte belge düzenleyicisi (ya da bu yönde tespit bulunan) firmalardan yapması, alımlarının satışlarını kapsayacak kadar olmaması, yüksek miktarda vergi borcu bulunması gibi kriterler gösterilebilir.
KURGAN Yazısı Gelen Mükellefler Ne Yapmalı?
Kendisine yazı tebliğ edilen mükellefin öncelikle bahse konu alımlara ilişkin değerlendirme yapması ve bu faturalara yönelik olarak sahte belge yönünden risk seviyesini tespit etmesi gerekiyor.
Ayrıca gerekirse yazıda belirtilen mükellef ve yetkilisiyle irtibata geçerek konu ve bu durumun nedeni hakkında bilgi alınması da fayda sağlayabilir.
Bu değerlendirmede bize göre dikkate alınması gereken başlıca kriterler,
-firmayla ne kadar süredir çalışıldığı ve tanındığı,
-işlemin ne ölçüde ve nasıl ispat edilebileceği,
-ödemelerin ne şekilde yapıldığı bunlara ait dekont gibi ödeme belgelerinin alınması,
-teslimata ilişkin sevk irsaliyesi, kantar fişi, taşıma belgesi gibi belgelerin bulunup bulunmadığı
şeklinde özetlenebilir.
Yapılan değerlendirme sonrasında alımın çok güvenilir olmadığı ya da ispat edilmesinin zor yönünde bir kanaate varılırsa veya Maliye’ye karşı risk almamak adına KDV yönünden düzeltme beyannamesi verilip, cevap olarak bildirebilir.
Tam tersi alımın gerçekliği yönünde şüphe bulunmadığı, yukarıdaki belgelerle bunların ispatı yönünde kanıya varılması durumunda ise cevap yazısında bunların yazı ekinde belirtilen şekilde kayda alındığı, KDV beyannamesinde indirim konusu yapıldığı belirtilebilir.
İşlemin gerçekliğinin savunulması durumunda, sevk irsaliyesi, banka dekontu gibi evraklar ile alınan mala/hizmete ilişkin destekleyici açıklamalar da fayda sağlayabilir.
Ancak yine de olası bir vergi incelemesinde vergi müfettişi tarafından aksi yönde bir değerlendirme yapılması ve cezai işlem uygulanabileceği ihtimalinin altını çizmek gerekiyor.
Bununla birlikte KURGAN yazılarına cevap verilmemesi, eksik ya da yanıltıcı bilgi verilmesi durumunda ise Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355’inci maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesileceğinin de altını çizmekte fayda bulunuyor.
Sahte Belge Kullanmanın Yaptırımları Neler?
Hazine ve Maliye Bakanlığı yaptığı basın açıklamaları ile 1 Ekim 2025 tarihinin sahte belgeyle mücadele kapsamında yeni bir dönemin başlangıcı olacağını açıklamıştı.
Bu tarihten itibaren yürütülen incelemelerde çeşitli kriterler doğrultusunda vergi müfettişleri tarafından teminat istenebilecek.
Ayrıca sahte belgenin esas olarak bilerek kullanıldığı, bilmeden sahte fatura kullanımının ise istisna olduğu yönünde bir yaklaşım benimseneceği de açıklandı.
Sahte faturanın bilerek/bilmeyerek kullanılması cezai yaptırım yönünden önemli farklılıklar doğuruyor. Sahte belgenin bilerek kullanıldığı yönünde kanaate varılması durumunda vergi aslı ile birlikte üç kat vergi ziyaı cezası uygulanıyor. Ayrıca kaçakçılık suçu da oluştuğundan mükellef hakkında suç duyurusu da bulunuluyor.
Belgenin bilmeden kullanıldığı yönünde bir değerlendirme oluşması durumunda ise vergi aslı ile birlikte vergi ziyaı cezası bir kat olarak uygulanıyor.
Belgenin bilerek/bilmeyerek kullanıldığına yönelik kriterler “Sahte veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanma İncelemeleri ile VUK’un 160/A Maddesi Kapsamındaki İncelemeler Hakkında Genelge” ile aşağıdaki gibi 13 adet olarak belirlenmiş:
1.Sahte belgeyi düzenleyen mükellef hakkında tanzim edilmiş olan Vergi Tekniği Raporunda söz konusu belgenin bilerek kullanıldığına yönelik bir tespit bulunup bulunmadığı,
2.Kullanılan sahte belge içeriği mal ve/veya hizmetlerin mükellefin faaliyet konusu ile ilgili olup olmadığı, sahte belge içeriğinde yer alan mal ve/veya hizmetlere ilişkin giderlerin mükellefin faaliyetini sürdürmek için katlanması gereken giderlerden olup olmadığı,
3.Sahte belge tutarının hangi maliyet/gider hesaplarında izlendiği ve bu hesaplar içerisindeki oranı, sahte belgeye istinaden indirim konusu yapılan KDV tutarının toplam indirilecek KDV tutarı içerisindeki oranı,
4.Mükellefin, kullanılan sahte belgeyi düzenleyen mükellef ile ilişkili kişi kapsamında olup olmadığı, ayrıca aynı meslek mensubundan hizmet alımı vb. verisinin bulunup bulunmadığı,
5.Mükellefin içinde bulunduğu sektör ve faaliyet konusuna göre tespit edilebildiği ölçüde karlılık oranı, iş hacmi ve cirosuna göre tahakkuk eden vergi durumu,
6.Kullanılan sahte belgelerin birden fazla mükelleften alınıp alınmadığı,
7.Mükellefin kullandığı sahte belge içeriğindeki mal miktarını depolayabilecek kapasitesinin olup olmadığı,
8.Kullanılan sahte belge içeriğinde yer alan malların sevkiyatına yönelik olarak sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, teslim tesellüm belgesi vb. belge ibraz edilip edilmediği, ibraz edilmiş ise bu belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, sevkiyata ilişkin plaka takip sistemi kayıtlarıyla sevkiyat güzergahının uyumlu olup olmadığı ya da nakliye vasıtası olarak belirtilen plakaların ait olduğu araçların motosiklet, binek oto ve tescili terk edilmiş araç niteliğinde olup olmadığına ilişkin tespitler,
9.Kullanılan sahte belge tutarlarına ilişkin ödemelerin nasıl gerçekleştiği, yapılan ödemenin fiktif olup olmadığı, yapılan ödemenin mükellefe iade edilip edilmediği, ödeme belgelerinin gerçek olup olmadığı, çek ile yapılan ödemelerde ciro silsilesi ve çekin kim tarafından tahsil edildiği, çeki tahsil eden ile çeki düzenleyen mükellef arasında bir ilişki olup olmadığı, ödemeler yapılırken doğrudan borçlandırma sisteminin (DBS) kullanılıp kullanılmadığı,
10.Mükellef nezdinde daha önce yapılmış yoklamalarda, sahte belgede yer alan emtiaya ya da benzer nitelikli emtiaya ilişkin bir tespit bulunup bulunmadığı,
11.Mükellefle ilgili daha önce vergi incelemesi yapılmışsa bu incelemelerdeki sonuçlar, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma sıklığı (kaç farklı mükelleften alındığı, takvim yılı/vergilendirme dönemlerine yaygınlığı vb.) daha önceki yıllarda kast unsuru ortaya konulan bir sahte belge kullanma raporunun bulunup bulunmadığı,
12.Mükellefin ortak veya yöneticileri ile mükellefin ortak veya yönetici olduğu mükelleflerle ilgili daha önce yapılan sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ve kullanma tespitleri,
13.Kullanılan sahte belgelerin düzenlenme tarihleri ile elektronik imza tarihlerinin uyumlu olup olmadığı.
Söz konusu kriter ve/veya belgelerin de KURGAN cevap yazılarında destekleyici unsur olarak kullanılabileceğini belirtmekte fayda bulunuyor.
Yani, kendisine yazı tebliğ edilen mükellef, henüz vergi incelemesine girmeden de bunları işlemin gerçekliğini ispatı yönünden vergi müfettişine yazıya cevaben sunabilir.
Özet olarak, Maliye İdaresi 1 Ekim 2025 tarihinden itibaren sahte belge ile mücadele kapsamında KURGAN sistemini devreye sokarak oldukça fazla sayıda mükellefe yazı göndermeye başladı.
Gelecekte vergi incelemesine girmemek ya da cezai yaptırımla karşı karşıya kalmamak için yazılardaki işlemler için yoğun bir değerlendirme yaparak doğru bir strateji belirlenmesi büyük önem arz ediyor.
Bu değerlendirmede her mükellef ve işleme göre farklı kriterler bulunuyor. Söz konusu değerlendirme ve kriterler kapsamında mükelleflerin KDV indiriminden çıkartarak düzeltme beyannamesi vermesi ya da işlemin gerçekliğini savunması seçenekleri mevcut.
Ancak işlemin gerçekliğinin savunulması yöntemi tercih edilirse cevap yazılarında doğru, aynı zamanda da etkili belge ve açıklamaların sunulması gerekiyor.