Kolay korkmayanlarla karşılaşmak, YOL’da olmak, YOL’u paylaşmak,

Atalarımız demiş ki;
“Keçinin sevmediği ot burnunun dibinde biter.”
Atalarımız demiş ki;
“Hiç kimse yerdiğini yaşamadan ölmez.” İnsan bu;
Kaçtığı ne varsa yakalanır.
İttiği ne varsa ona çekilir.
Reddedip karşı geldiği, ayıplayıp yargıladığı ile sınanır.
Diline doladığı büyük lafların altında kalır.
Çok biliyorum, çoktan hallettimler ile çarpışır.
“Ben olsam...
Her zaman...
Asla...
Hep...
Hiç...
Artık...
Ne zaman ki...”
diye başlayan cümlelerin tersi yüzü, altı üstü ile karşılaşır.

Gün gelip de,
söze gerek kalmadığında,
söyleyenden geçip gidebildiğinde,
söylenenin üzerinde durmadığında,
her ne ise karşısına çıkan, başına gelen, ruhuna, tenine, aklına değen,
yanından, berisinden, içinden,
-özüne teğet geçebildiğinde-
“YOL’a devam” dedirtir yolda olana, yolcu kalana. “Ben kolay korkmam” demiş Hollandalı yazar Etty Hillesum.
“Cesur olduğumdan değil, karşımdakinin de insan olduğunu ve bir insanın yaptıklarını anlayabilmek için -elimden geldiğince gayret etmem gerektiğini- bilmemden.”
Kolay korkmayanlarla karşılaşmak, YOL’da olmak, YOL’u paylaşmak, YOL’a devam etmek niyeti ve gayreti.

E-posta Girişi
E-Mükellef Girişi