Günübirlik kiralama ve Airbnb Tarafından Sunulan Hizmetler Işığında Dijital Hizmet Vergisi, Konaklama Vergisi ve Diğer Mali ve İdari Yükümlülüklerin Değerlendirilmesi

Erhan Selim
Vergi Müfettişi
E. Gelirler Kontrolörü
erhanselim@yahoo.com

Airbnb Tarafından Sunulan Hizmetler Işığında Dijital Hizmet Vergisi, Konaklama Vergisi ve Diğer Mali ve İdari Yükümlülüklerin Değerlendirilmesi

Airbnb’yi iki kelimeyle anlatmamız gerekseydi, kendisini konaklama sektörünün Uber’i olarak tanıtmamız yeterli olabilirdi. İkisi de paylaşım üzerine kurulu platformlar. Uber’de aracınızı bir başkasıyla paylaşabilirken, Airbnb’de evinizi veya evinizin bir odasını bir yabancıya kiralayabiliyorsunuz. Uber’in yurtdışında ucuz seyahat imkânı sağlaması gibi Airbnb de turistik anlamda yoğun dönemlerde otellere fahiş fiyatlar ödemenizi engelliyor.

Airbnb’de odalara rağbet arttıkça fiyatların naif bir şekilde sabit kaldığını düşünmemelisiniz. Kiraya verenler tarafından belirlenebilen taban, minimum, maksimum fiyatlar ve akıllı fiyat önerileri seçeneği mevcut. Böylece platform algoritması tarafından talebe göre fiyat otomatik olarak ayarlanabiliyor. Buna rağmen lüksünüzden biraz fedakârlıkta bulunarak oldukça ucuza konaklama sağlayabiliyorsunuz.

Airbnb yabancı menşeli teknoloji firmalarından sadece birisi. Sınır aşan bir hizmet sunduğundan ve bu hizmet birçok ülkenin mali mevzuatı açısından yorumlandığından, bizim ülkemiz dışında diğer ülkelerde de tartışılıyor. Geçmişte yasaklanma haberleriyle ve turizmcilerin şikâyetleri ile gündeme geldiğini biliyoruz.

Airbnb firmasını bu yazının konusuna taşıyan bizim mevzuatımız açısından vergiye uyumlu veya uyumsuz bir mükellef olması değil. Airbnb’yi bu yazıda ele almamızın sebebi, mali hayatımıza henüz giriş yapan Dijital Hizmet Vergisi ve Konaklama Vergisi gibi iki vergiyi tek bünyede toplama potansiyeli. Airbnb yeni vergilerin uygulanmasında yaşanabilecek sıkıntıların açıklanmasında güzel bir örnek olma niteliği taşıyor.

Airbnb’nin sunduğu hizmetlerden yararlanan vatandaşlarımızın faaliyet ve gelirlerinin ülkemiz mevzuatı açısından değerlendirilmesi ise ayrıca önem arz ediyor. Çünkü diğer teknoloji firmalarının önemli bir kısmında olduğu gibi sunulan hizmetler, özellikle vergi mevzuatımız açısından, sorunlu bir alan yaratıyor. Bu sorunların örneklendirilmesi açısından da Airbnb doğru bir tercih. Dahası Dijital Hizmet Vergisi ile beraber Airbnb ve benzeri teknoloji firmalarının yeniden gündeme gelecek olması nedeniyle, vatandaşlarımızın bu firmalardan elde ettikleri kazançları bir kez daha gözden geçirmeleri gerekiyor.

Dilerseniz önce vatandaşlarımızın (deneyim satışları hariç) elde ettiği gelirlerden başlayarak analizimizi daha sonra Airbnb ölçeğine taşıyıp yeni vergilerin durumunu değerlendirelim.

Süreklilik Arz Etmeyecek Şekilde Kira Geliri Elde Edilmesi

Airbnb sistemini kullanarak otel, motel gibi ruhsatlı işletmeler de kiraya verme işlemi yapabiliyor, mükellefiyeti bulunmayan vatandaşlar da. Örneğin Kemal Bey Airbnb’yi kullanarak yılın bazı günlerinde boş duran evini birkaç günlüğüne kiraya verebiliyor veya Ali Bey evinin bir odasını sadece birkaç günlüğüne yabancılara açabiliyor.

2019 yılı itibariyle ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olmayan ve elde ettiği kira geliri 5.400 TL’lik istisna(GVK Md21) sınırını aşmayan vatandaşlarımızın Airbnb sisteminden elde ettikleri kira gelirleri vergiden istisna olduğundan beyan vermek ve vergi ödemek zorunda değiller. Ancak aksi durumda beyanname vermezlerse bu istisnadan yararlanamayacaklarını ve tüm gelirleri üzerinden vergi ödemek zorunda olacaklarını unutmamaları gerekiyor.

Kira Geliri Elde Edenler İçin Belgelendirme Sorunları

268 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde 298 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile yapılan değişiklik uyarınca haftalık, günlük veya benzeri şekilde kısa süreli konut kiralamalarında, tutara bakılmaksızın, kira geliri elde edenlere tevsik zorunluluğu getirilmiş bulunuyor. Uzun süreli kiralamalarda ise her bir konut için aylık 500 TL tutarına kadar kira gelirlerinin tevsik edilmesi zorunluluğu yok.

Daha açık bir ifadeyle, kısa süreli kiralamalarda, 01.07.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bu kiralamalara ilişkin tahsilat ve ödemeler banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmeye mecbur.

Kısa süreli olarak tabir edilen bu günübirlik, haftalık kiralamaların belgelendirilmesinin mali idare tarafından şart koşulmasının elbette bir gerekçesi var. Bu alanda çalışan ruhsatsız işletmeler, terör, fuhuş gibi kriminal durumlar ve kayıtdışı hasılatlar. Bu yüzden kısa süreli kiralamalarda hasılat mutlaka belgelendirilmek zorunda. 

Bizim örneğimizde istisna sınırının altında kalsa bile, Kemal ve Ali Beylerin elde edilen kira gelirinin tahsilini banka yoluyla gerçekleştirdiklerini tevsik etmeleri gerekli.  Herhangi bir inceleme veya yoklama durumunda belgelendirme yapılamazsa, her ikisinin de 2019 yılı için 490 TL’den az olmamak üzere her bir işlem için işlem tutarlarının %5 oranında özel usulsüzlük cezalarına muhatap olması söz konusu olabilir.

Paylaşım Hukukundan İşletme Hukukuna Geçiş

Ali ve Kemal beylerin söz konusu kiralama işlerinin süreklilik arz etmesi yani yıl içinde birden fazla kez bu ilanlara çıkılması; kahvaltı, wifi, temiz havlu, günlük temizlik hizmeti ve yemek verilmesi gibi belli bir organizasyon içermesi durumunda, bu faaliyetin mali idare tarafından bir ticari faaliyet olarak algılanması ihtimali var. Geçmişte verilen bazı özelgelerden odanın bir sonraki müşteri için hazır edilmesi ve tekrar ilana çıkılmasının bir süreklilik belirtisi olarak ifade edildiğini görüyoruz.

Ticari kazanç olarak değerlendirilmek demek defter tutmak, katma değer vergisi ödemek ve bu başlıkta bir istisna olmadığından kayıtdışı elde edildiği yönünde eleştirilecek olan bir kazanç üzerinden gelir vergisine muhatap olmak demek oluyor. Muhtemel bir vergi incelemesinde vergi aslı yanında vergi cezaları ve gecikme faizi ödenmesi bu durumdaki mükelleflerin canlarının yanmasına neden olabilir.

Belediye ve SGK İncelemesi, İdari Para Cezaları ve Kapatma

Faaliyeti süreklilik arz eden mükelleflerin polis veya belediyeler tarafından öncelikle keşfedilme durumu da ihtimal dahilinde. Bu makamlar da sonuçta tespit ettiklerini bir tutanakla vergi dairesi müdürlüklerine bildiriyor. Bu yüzden vergilendirmeye ilişkin kısmı cepte sayabilirsiniz.

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan bu yerleri ilgili Belediyeler kapatıyor ve sonuçta ikamet veya işyeri mühürlenebiliyor.  İşi biraz büyütüp örneğin temizlik veya başka işler için bir veya daha fazla personel tahsis etmişseniz ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu ile muhatap olmak zorunda kalabilirsiniz.

Bunların yanında, 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca günübirlik kiralanan evlerde işletme yöneticilerinin polise kimlik bildiriminde bulunması zorunluluğu mevcut. 2016 yılı Kasım ayında yayınlanan 678 sayılı KHK kapsamında, söz konusu Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasına, 'bekar odaları' ibaresinden sonra gelmek üzere 'Günübirlik kiralanan evler' ibaresi eklendi. Böylece günübirlik evleri kiraya verenlere de kimlik bildirimi zorunlu hale getirildi.

Günübirlik olarak kiralama yapmakla beraber bildirim için genel kolluk kuvvetlerinin terminallerine bağlanmayanlara mülki idare amirlerince 10 bin lira, anlık veri göndermeyen veya gerçeğe aykırı kayıt tutanlara 5 bin lira idari para cezası verilmesi söz konusu olabiliyor.

Yönlendirme Kazançları

Bir arkadaşınızı davet ederek Airbnb Sistemine katılmasını ve ilk konaklamasını tamamlamasını sağlarsanız mevcut durumda 98 TL tutarında kredi kazanıyorsunuz. Miktarı değişmekle beraber yönlendirdiğiniz arkadaşınıza da kredi veriliyor. Bu krediler yine Airbnb sistemi içerisinde kira ödemesi yapmakta kullanılabiliyor.

Eğer bir arkadaşınızı ev sahipliği yapmaya ikna edersiniz ilk rezervasyon tamamlandığında bu sefer doğrudan 86 TL kazanıyorsunuz. Yönlendirme yaparken size özgü hazırlanmış bazı linkleri arkadaşlarınızla veya bir yabancı ile paylaşmanız yeterli.

İster sistem içerisinde kullanılsın, isterse sistemden çekilebilsin bu kazançların komisyon kazançları olduğunu ve süreklilik arz etmesi durumunda mali idare tarafından ticari kazanç olarak değerlendirilebileceğini unutmamalısınız.

Airbnb Kiralamalarında Konaklama Vergisi

Airbnb sisteminden gelir elde eden vatandaşlarımızın dikkat etmesi gereken artık bir başka başlık daha var: konaklama vergisi. Otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart, misafirhane ve kamping gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetten yararlananlara sunulan yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, plaj, termal ve benzeri alanların kullanımı hizmetleri gibi diğer tüm hizmetler konaklama vergisine tabi.

Yüzde 2 oranında uygulanacak ve işletmeciden alınacak bu vergide tesis ifadesi ön plana çıkıyor ve Airbnb’de kiralama yapan ruhsatlı işletmelerin önemli bir kısmı bu verginin mükellefi haline geliyor. Airbnb sisteminden süreklilik arz etmeyecek şekilde kira geliri elde eden vatandaşlarımızın bu verginin mükellefi olmadığını düşünüyoruz.

Durumu tartışmalı olanlar ise kiralama faaliyeti süreklilik arz etmesi nedeniyle ruhsatsız bir işletme üzerinden gelir elde ettiği tespitinde bulunulan mükellefler. Bu tarz işletmeler tespit edildiğinde uygulamada kendilerine pansiyon ruhsatı almaları gerektiği ihtar ediliyor.

Pansiyon ruhsatı almak için gerekli olan şartlar ve bazı durumlarda kat maliklerinin rızasının aranması gerektiğinden bu işletmeler çoğunlukla ruhsat alamadan buharlaşıyor. Sorun şu ki ruhsat alamasa dahi bu işletmelerin konaklama vergisinin mükellefi olarak görülme ihtimali var.

1 Haziran 2019 tarihi itibariyle Turizmi Teşvik Kanunu’nda değişiklik yapılmış ve eski yönetmelik yürürlükten kaldırılarak Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik yürürlüğe girmiş bulunuyor. Ne değişiklik öncesi Kanunda, ne de yeni ve eski Yönetmeliklerde konaklama tesislerine yönelik doğrudan bir tanımlama olmadığını söylememiz gerekir.

Yönetmelik 18. Maddede konaklama tesislerinin genel nitelikleri sayılmakla beraber takip eden maddelerde, bu genel niteliklere ek kendi niteliklerine sahip otel, tatil köyleri, butik oteller, özel konaklama tesisleri, moteller, pansiyon, apart hoteller konaklama tesisi kapsamında tutuluyor. Konaklama vergisinin düzenlendiği Gider Vergisi Kanunu 34. Madde metninde geçen dağ evi, yayla evi, kamping Yönetmelikte ayrı bir bölümde ve Kırsal Turizm Tesisi olarak ele alınıyor.

Yönetmelik hükümlerine paralel bir sınıflandırmaya gidilmemesi, “misafirhane” ve  “gibi” şeklinde ifadelere metinde yer verilmesi; verginin konusuna giren konaklama hizmeti ve diğer hizmetlerin verilmesi işleminin ruhsatlı veya ruhsat alabilecek niteliklere sahip işletmelerle sınırlanmaksızın geniş bir şekilde yorumlanacağı sonucunu doğuruyor.

Bu bizim tarafımızdan getirilen bir yorum olmakla beraber vatandaşlarımızın muhtemel bir inceleme durumunda Konaklama Vergisi yönünden de eleştiri alabileceği ve cezalı tarhiyatlara muhatap olabileceği göz ardı edilmemeli. Airbnb firması Türkiye’den gerçekleştirilen kiralamalarda konaklama vergisini kendisi tahsil etmiyor, kiraya veren tarafından bu verginin fiyata dâhil edildiğinin ayrıca gösterilmesi en uygun seçenek.

Kanun metninde konaklama tesisi ifadesi kullanılırken konaklama tesisinden ne anlaşılması gerektiğinin açıklanmaması, bir yandan da ilgili diğer mevzuata paralel bir düzenleme yapılmaması ilerleyen dönemde baş ağrıtacak konuların başında geliyor.

 Airbnb Dijital Hizmet Vergisi Mükellefi Adayı

Dijital Hizmet Vergisi mükellef adaylarından birisini de Airbnb oluşturuyor. Airbnb sunmuş olduğu hizmetle kiraya veren ile kiralayanın bir araya gelmesine aracılık ediyor ve bu işlem karşılığında hizmet bedeli adında bir tutar talep ediyor. Hizmet bedeli oranı değişmekle beraber Airbnb’nin genel olarak tanıtımlarında yer verdiği oran %3 civarında.

Dijital Hizmet Vergisi uygulaması uyarınca Türkiye’de sunulan “kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetleri” verginin konusuna giren başlıklardan birini oluşturuyor. Airbnb sunmuş olduğu hizmet bu başlıkta yer aldığından, sunulan bu hizmetlerin hasılatı üzerinden %7,5 oranında Dijital Hizmet Vergisi ödemesi gündeme gelebilir.

Elbette Airbnb’nin Türkiye’den elde edilen hasılatın 20 milyon Türk lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatının 750 milyon Avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olup olmadığına da bakılmalı. Sonuçta dünya çapında milyar dolarlık hasılata ulaşan Airbnb firmasının Dijital Hizmet Vergisi mükellefi olması kimseyi şaşırtmayacaktır. Esas soruya geliyoruz, Airbnb’nin hasılatını nasıl ölçeceğiz?

Dijital Hizmet Vergisinde Hasılatın Ölçülmesi Problemi

Airbnb sisteminde, Türkiye’den kiraya verenler için Airbnb iki seçenek sunuyor: Türkiye’deki banka hesabına TL üzerinden transfer ve para birimi USD olan Payoneer Ön Ödemeli Mastercard. Payoneer hesabı ABD’de açılıyor ve size bu hesabı temsilen ön ödemeli bir kart gönderiliyor. Bu kartla tahsilatlarınızı Türkiye’deki bir bankadan çekebiliyorsunuz. Turistlerin yurtdışından kendi kredi kartını kullanarak ödeme yaptığı ve bu ödemenin Payoneer hesabına gönderildiği durumda mali kurumlar tarafından işleme dair hiçbir tutarın görülmesi mümkün değil.

Kiralayanlar içinse Türkiye’de ödeme seçeneği olarak kredi kartı açık. Kiralayan da kiraya veren de Türkiye’de olsa dahi; Airbnb havuz hesabından gelen tutarların bu kişiler arasında eşleştirilmesi, kaç günlük kiralama yapıldığının bilinmesi, Airbnb’nin tahsil ettiği tutarın ayrıştırılması oldukça zor. Ayrıca Airbnb’nin banka transferine nazaran Payoneer sistemine çok daha hızlı ödeme yaptığını ve bu seçeneğin teşvik edildiğini görebiliyorsunuz.

Airbnb ölçeğindeki bir firmanın kanunen belirlenen sınırlar üzerinde vergiye tabi olup olmadığını tartışmak makul olmayabilir. Ancak mükellef adayı olan firmaların her zaman belirlenen sınırların eşiğinde geziniyor olma ihtimali olacaktır. Tüm aday firmaların Türkiye’den elde ettiği hasılatı saklayabileceği ve olduğundan daha az gösterebileceği de dikkate alınmak zorunda.

İlerleyen dönemlerde hasılat ölçme problemi ve ödeme yöntemlerinin yarattığı sorunlar her bir firma için ayrı ayrı gündeme gelecektir. Şimdilik bir sorun olması durumunda işin yükü denetim tarafına bırakıldı gibi.  

Payoneer Ödeme Sistemi, Yarattığı ve Yaratabileceği Muhtemel Sorunlar

Paypal’in yasaklanmasının çok fazla bir fark yaratmadığını, modern dünyanın kendisine başka yollar bulduğunu ifade edebiliriz. Payoneer, Türkiye’de yasaklanan Paypal’in yerini hızlıca doldurmuş durumda. İnternet üzerinden yurtdışı eksenli bir geliriniz varsa Payoneer imdada yetişiyor.

Stock fotoğraf, tema, eklenti, logo, video, animasyon gibi dijital eserlerin satışı için sıklıkla tercih ediliyor. Muhtemelen bu tarz gelirleri olup şu an bu satırları okuyan vatandaşlarımız bir miktar heyecan yapmış olabilirler. Çünkü bu gelirlerin önemli bir kısmının kayıtdışı kalma potansiyeli var. Payooner gündeme gelirse bu sistem üzerinden tahsil edilen diğer kazançlar da araştırma konusu yapılabilir.

Airbnb örneğinde paranın ülke içindeki bir finans kurumundan çekilmeksizin Payoneer ön ödemeli kartla yurtdışı alışverişlerde kullanılması veya yurtdışı başka hesaplara transferi sorun yaratabilecek başlıklar arasında. Mükelleflerin tevsik zorunluluğunu yerine getiremeyecek şekilde işlem yürütmesi ve kendilerine usulsüzlük cezaları kesilmesi olası.

Mali idarenin belgelendirme için aracılığını istediği kurumların Türkiye’de olması ve böylece para trafiğine hâkim olunmak istenmesi tevsik uygulamasının temelini oluşturuyor. Payooner Sisteminde olduğu gibi araya birden fazla aracı ve yurtdışı kurum girdiği durumda nasıl bir belgelendirme yapılacağı veya bu belgelendirmenin mali idare tarafından kabul görüp görmeyeceği muamma.

En büyük sorun ise ödenen ve ödeyen arasındaki işlemlerin izlenebilirliğinin kopması. Bu yüzden Airbnb sisteminden kazanç elde eden vatandaşlarımızın sorumluluklarının bilincinde ve ihtiyatlı olması önem arz ediyor.

Ruhsatlı Konaklama İşletmesi

Airbnb’ye ahırdan şatoya kadar her tür konaklama yerini kaydedebiliyorsunuz. Otel, motel, pansiyon gibi ruhsat gerektiren işletme türleri seçildiğinde, seçtiğiniz işletme türünün ruhsatlı bir konaklama işletmesi türü olduğu ve Airbnb kriterlerini karşılayıp karşılamadığına ilişkin incelemeden geçeceği uyarısını alıyorsunuz. Apartmanın bir odası veya dairesini kiraladığınızda böyle bir uyarı gelmiyor.

Kayıt sürecinde gerçekleştirilen bazı kontroller var. Airbnb e-posta doğrulama, cep telefonu doğrulama, kredi kartı geçerliliğinin kontrolü ve kiraya verenin yüklediği arkalı önlü kimlik resmi ile canlı veya tarayıcıdan aldığı resimleri eşleştirerek kiraya verenin kimliğinden ve erişilebilirliğinden emin olma yönünde bir süreç izliyor.

Ayrıca Airbnb kullanıcılara sunduğu rehberlikte, faaliyette bulunulan ülkelerdeki kanun, yönetmeliklerin bilinmesi gerektiği konusunda kiraya verenleri uyarıyor. Yasal zorunluluklar uyarınca, kullanıcıların pek çok lokasyonda kayıt yapmadan ve misafir kabul etmeden önce tescil, izin veya ruhsat almasının gerekebileceği verilen bilgiler arasında.

Bunlar dışında Airbnb’nin ruhsat kontrolü yapma gibi bir durumu yok. Dolayısıyla Türkiye’de normalde ruhsat alması gereken bir işletmeyi ruhsat almadan zahmetsiz bir şekilde kaydetmenin yolu açık. Kiraya verenlerin koydukları oda görselleri ile misafirleri yanıltması da uzak bir ihtimal değil. 

DEĞİŞEN VE BAŞKA BİR YÖNE EVRİLEN MALİ SİSTEMİMİZDE YAPILMASI GEREKENLER

Daha önce de söylediğimiz gibi Airbnb, büyük bir kümeden alınan bir örnek. Buraya kadar kaleme aldığımız hususlardan teknoloji firmalarının sınır aşan hizmetlerinin fazlaca vergisel ve idari probleme neden olabileceğini gözlemlemişsinizdir.

Zaman zaman bu firmaların hizmetlerinin yasaklanması gündeme gelse ve artık Dijital Hizmet Vergisi Kanunu bu imkân mali idarenin eline verilse de, bu firmaların vergiye ve ilgili diğer mevzuata uyumlarının sağlanmasının tüm ülkenin menfaatine olacağı bilinmek zorunda.

Airbnb özelinde yapılması gerekenleri sıralarken bu maddelerin diğer teknoloji firmaları için de cari olacağını belirtmiş olalım:

1- Dijital Hizmet Vergisinin hayata geçmesiyle, artık daha fazla ihtiyaç duyulacağı üzere, mali idare içerisinde dijital uyum ofisleri kurulması ve bu ofislerin tek tek mükellefler özelinde bu mükelleflerin vergiye uyumu için çalışması düşünülebilir.

Büyük teknoloji firmaları sanıldığının aksine uyumsuz olmaktansa uyumlu olmayı tercih eden firmalar. Aslında elde ettikleri gelir ve pazar payları nedeniyle uyumlu olma potansiyeli diğer firmalara göre daha yüksek. Faaliyette bulundukları ülkelerde istedikleri profesyoneller ile çalışma ve bu konulara para ve zaman ayırma gücüne sahipler. Doğru bir iletişim ve başarılı süreç yönetimi ile bu alanda ciddi mesafe kat edilebilir.  

2- Her bir firmanın ayrı bir dinamiği olduğunun nazara alınması artık bir zorunluluk. Uyumsuz görülen bir firmanın hizmetinin yasaklanmasının küresel vergi rekabetinde hatırı sayılır bir vergi gelirinden ülkemizi mahrum bırakacağının göz ardı edilmemesi ise elzem.

Bu firmaların iş modellerine uygun bir rehberlik sunulması ve bir uzlaşma ortamı aranmasını tavsiye ediyoruz. 21. yüzyılda, özellikle küresel vergi rekabetinin tavan yaptığı bir konjonktürde belli kurallar koyup bu kurallara koşulsuz riayet aramak çok da makul değil.

3- Yasaklama durumunda bu firmaların pazar payının farklı yöntemler kullanılarak küresel rakipleri tarafından ele geçirildiğinin (Paypal – Payoneer örneğindeki gibi) ve sonucun sıfır toplamlı olduğunun; böyle gelişmese bile yerel teşebbüslerin yetersiz olması sebebiyle hizmet sunulan alanda kalitenin veya arzın düşebileceğinin bilinmesi şart.

Örneğin Airbnb olsa da olmasa da ruhsatsız işletmeler olacak. Bunların el altından işlerini yürütmelerindense Airbnb’de listelenmeleri bir denetçi olarak benim için daha makbul. Kodlayacağınız bir web kazıyıcı (web scraper) ile belli periyotlarla bu listeleri çekmeniz yeterli.

Otellerin ful çektiği sezonlarda paylaşım kültürünün ülke gelirlerini arttırabileceği de mutlaka hesaba katılmalı. Kaldı ki bu firmalar dil bariyerinin aşılması, teknik alt yapı ve mimarinin yönetimi, erişilebilirlik, kullanıcı memnuniyeti açısından şu an için ülkemiz örneklerinden daha başarılı bir sistemi işletiyor olabiliyor.

4- Dijital Hizmet Vergisi mükelleflerinin hasılatının tespiti pek çok durumda (Airbnb Payooner örneğinde olduğu gibi) mükelleften bilgi alınmasını gerektiriyor. Airbnb’nin Türkiye’de sunduğu hizmetlerde kiraya verenlere sadece TL üzerinden banka transferi yapması ve kiraya verenlerin sistemde yer alan müşteri dökümlerinin istenildiğinde idare tarafından alınabilmesi mükellefin rızası ve uyumu ile kolayca gerçekleşebilir.

5- Kayıtdışı işlemlerin kayıt altına alınmasında teknoloji firmalarının iyi bir bilgi kaynağı ve bazı durumlarda güvenilir birer tahsildar olduğu mutlaka denkleme dahil edilmeli. Örneğin Airbnb faaliyet gösterdiği diğer bazı ülkelerde Konaklama Vergisi gibi bazı vergilerin tahsilini ve ödemesini mükellef adına gerçekleştirebiliyor.

Konaklama vergisi kanununun metnine bakıldığında bu ihtimalin denkleme hiç dâhil edilmediğini veya düşünülmediğini görüyoruz. Eğer konaklama vergisi bu yazıda tahmin edildiği kadar geniş kapsamlı uygulanacak ise özellikle kayıtdışı alanda Airbnb’nin iyi bir tahsildar olduğu ve yeni fikirlere açık olunması gerektiğini ifade etmeliyiz.

6- Teknoloji firmalarının ilgili mevzuata uyumunu temin edecek veya kolaylaştıracak bazı hamleler üzerinde düşünülmesi doğru bir tercih olabilir.

Örneğin İşletme ruhsatlarının üzerindeki bilgilerin elektronik ortama taşınarak ve bir web servis üzerinden Airbnb ve benzeri firmalara belli kriterleri sorgulama imkânı verilmesi, ruhsatsız işletmelerin firma tarafından fark edilmesini sağlayabilir.

Benzer şekilde rezervasyon alınması durumunda kimlik bilgilerinin Airbnb sistemi üzerinden doğrudan kolluk kuvvetlerinin terminallerine gönderilmesi şeklinde bir uygulama da hayata geçirilebilir.

7- Teknoloji firmalarının ilgili mevzuata uyumunun sağlanması tek bir bakanlıktan ziyade ilgili tüm bakanlıkların mesaisini gerektirebiliyor. Bu durumda her bakanlık ve idarenin firmalara ayrı ayrı gitmesindense koordinasyona gidilmesi daha doğru olabilir.

Örneğin bize göre, uyguladığı yönlendirme gelirleri stratejisi nedeniyle Airbnb sisteminin Ticaret Bakanlığı tarafından da değerlendirilmesi gerekiyor. Yönlendirme ödemeleri çok yüksek tutarlar üzerinden kurgulandığında sunulan hizmetin önüne geçebiliyor. Bu durumda tüketicinin hizmete ilişkin algısının bozulması ve haksız bir ticari uygulama oluşturması söz konusu olabiliyor.

10.12.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)