DÖVİZ ÜZERİNDEN YAPILAN SÖZLEŞMELERDE YERLİ YABANCI AYRIMI

 

 
"Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar", 13.09.2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
 
İlgili karar uyarınca menkul ve gayrimenkul alım satım ile kiralama sözleşmelerinde döviz üzerinden belirlenmiş bedellerin 30 gün içinde Türk lirasına dönüştürülmesi gerekiyor.
 
Söz konusu karara göre, Türkiye'de yerleşik kişilerin, ilgili Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacak.
 
Anılan değişiklik kararı incelendiğinde, kararın kapsama alanının Türkiye’deki yerleşik kişiler arasında yapılan sözleşmeler olduğu, yerleşik olmayan kişilerin taraf olduğu sözleşmelerin karar kapsamında değerlendirilmeyeceği anlaşılmaktadır. 
 
 “Türkiye’de yerleşik kişi” mevzuatta özellikle yabancı sermayeli ve yabancı uyruklu kişilere ilişkin iş ve işlemlerle ilgili mevzuatta tanımlanan bir kavramdır.
 
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’ın 2/b maddesine göre; Türkiye’de yerleşik kişiler; “Yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dâhil Türkiye'de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri” ifade etmektedir.
 
Görüldüğü üzere yurt dışında faaliyet gösteren ve/veya yaşayan gerçek ve tüzel kişiler T.C. Vatandaşı olsalar dahi yerleşik kişi olarak kabul edilmezler. Bu kişilerin taraf oldukları sözleşmeler türleri itibari ile karar kapsamında bulunsa dahi karardaki hükümlere tabi değildir. 
 
Özellikle turizm sektöründe incoming seyahat acentacılığı faaliyetlerinin temeli olan oda, tedarik, tur, transfer gibi sözleşmeler taraflardan birisinin Türkiye’de yerleşik olmayan (yabancı) tur operatörü olması halinde kararın kapsamı dışında kabul edilecektir.
 
Aynı şekilde konaklama işletmelerinin veya diğer seyahat işletmelerinin yurt dışında yerleşik gerçek kişilerle ilgili rezervasyon, satış, tur satışı gibi işlemlerinin de karar kapsamında olmadığı düşünülmektedir. Ancak kararın bu haliyle kalması durumunda outgoing faaliyetler kapsamında dahi olsa Türkiye’de yerleşik kişilerle yapılacak sözleşmelerin bedelleri TL cinsinden düzenlenmek zorundadır. Türkiye’deki fuar, sergi ve diğer etkinliklerin (MICE) yurt dışında yerleşik olan katılımcıları, tedarikçileri ile ilgili sözleşmeler de karar kapsamı dışında olmakla birlikte Türkiye’de yerleşik olan tedarikçi, katılımcı, sponsorlarla akdedilen sözleşmelerin TL cinsinden düzenlenmesi gerekecektir.
 
Kararın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde, daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerde döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, Türk parası olarak taraflarca yeniden tespit edilmesi gerekmektedir.
 
Düzenleme incelendiğinde turizm sektöründe karşılaşılacak sorunlar acentelerin Türkiye'de tur satıyor olsa dahi yurtdışındaki otel, rehber ve otobüs hizmetleri için döviz ile ödeme yapması, kur fiyatlarındaki dalgalanma nedeniyle uygulamanın zorluğu, erken rezervasyon ile paket tur vb. hizmet satın alan tüketicinin döviz üzerinden yapılan satışlarda kur yükselişinden etkilenmiyorken sabit TL fiyatı getirilmesi hainde avantajını kaybetmesi olarak görünüyor.
 
Söz konusu düzenlemeye uyulmaması halinde ise Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’unun 3. maddesi uyarınca üç bin Türk Lirasından yirmi beş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası kesilecek.
 
Bu nedenle, döviz üzerinden menkul ve gayrimenkul alım satım ile kiralama sözleşmesi akdetmiş olduğunuz tarafları kararın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde tarih, saat ve yer belirtmek suretiyle noter vasıtasıyla belirlenen bedellerin Türk lirasına dönüştürülmesi için davet edilmesi, ardından bu tarihte sözleşmenin TL cinsinden düzenlenmesi hukuki bir yaptırımla karşılaşmamak açısından önem arz etmekte
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın internet sitesinden yapılan duyuruda, 13 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında yapacakları sözleşmelere yönelik bazı düzenlemeler yapıldığı hatırlatıldı.
Söz konusu düzenlemelerin kapsamı değerlendirilirken öncelikle dikkat edilmesi gereken hususun, yapılan düzenlemelerin yalnızca 32 sayılı Karar'da tanımlanan Türkiye'de yerleşik kişiler arasında yapılan sözleşmeleri içermesi olduğu vurgulanan duyuruda, diğer taraftan, geçici Madde 8 uyarınca bu kararın (85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı) yayımından önce bedelleri döviz cinsinden belirlenmiş ancak yeniden Türk lirası olarak belirlenecek mevcut akdedilmiş sözleşmelerin kapsamı oluşturulurken, yine sözleşmenin akdedilme tarihinde her iki tarafın da Türkiye'de yerleşik kişi olması hususunun göz önüne alınması gerektiği belirtildi.
Bahse konu düzenlemede yer alan her iki madde hükmüyle, yeni yapılacak veya mevcut akdedilmiş sözleşmelerle ilgili olarak, Bakanlıkça uygun görülen bazı hallerin istisna tutulabileceğinin de hüküm altına alındığı ifade edilen duyuruda, şunlar kaydedildi:
"Bakanlıkça istisna tutulacak hallerin kapsamı belirlenirken, döviz cinsinden girdi maliyetler veya yükümlülükler değerlendirmeye alınacak hususların başında geliyor. Örneğin, 32 sayılı Karar'ın döviz kredilerinin kullanımını düzenleyen 17 ve 17/A maddeleri uyarınca herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmaksızın döviz kredisi kullanabilen ve dolayısıyla döviz cinsinden yükümlülük altına giren Türkiye'de yerleşik kişilerin yaptığı sözleşmeler, bu kapsamda dikkate alınacak.
Bu itibarla, söz konusu düzenlemeye ilişkin kapsam, ekonomik faaliyeti sıkıntıya sokmayacak şekilde, ilgili kamu kurumlarımızın ve diğer paydaşların görüşleri de dikkate alınarak en kısa süre içerisinde belirlenecek

E-posta Girişi
E-Mükellef Girişi