10 maddede ortaklık ve iş kurmak, ortaklık ve iş hayatında hatalar

Girişimciler ve KOBİ’ler için büyümek ve ayakta durabilmek en önemli konudur daima. Girişim haberlerinin sürekli artması ile birlikte her yeni girişimi inceler ve takip eder olduğumuzdan bir girişim tutmayıp kapandığında bunu farkeder hale geldik. Her yeni şirket kapandığında sektördeki diğer girişimcilerin biraz daha umutlarının kırıldığını da gözlemledik aslında. Ancak bu kapanan KOBİ ve girişimlerin hepsinin ortak noktaları vardı. Her ne kadar Girişimcilik ve İş Kurma dersleri, KOSGEB eğitimleri yaygınlaşmış olsa da birçok girişimci ve yöneticinin yaptığı hatalar birbirlerine çok benziyor. Bu hataları sizler için derledik.

1- Uygulanabilirlik

Yeni bir işe başlamadan önce plan yapmak işin özünü oluşturur. Hevesli birçok girişimci “Aklımda süper bir fikir var, Pazartesi başlıyorum” diyerek bir işe başlıyor. Bu fikrine sermayeyi koyduktan sonra ise karşısına çıkan teknik sorunlarla uğraşmaktan lansman aşamasına dahi gelemeden aa bu iş olmazmış deyip vazgeçiyor. İşin teknik tarafı bir şekilde çözülür, ben satışla ve tedarikle ilgileneceğim demek her zaman için yapılan ilk büyük hatadır. Evet satış, ürün/hizmet tedariği önemli fakat kuracağınız şirketin bütün teknik temeli ilk birkaç ayda alacağınız kararlara göre şekillenecek ve hem iş modeliniz hem de yazılımsal altyapınızı bir daha değiştirmeniz çok kolay olmayacak. İlk adımı sağlam atmalısınız.

2- Pazarın Durumu

Müşterilerinize sunacağınız hizmet/ürün müşterileriniz tarafından hiç bilinmiyor olabilir. Yepyeni ve kimsenin yapmadığı bir şeyi piyasaya sürmek her zaman için size başarı getirmeyecektir. Herkesin yaptığı bir şeyi tekrardan piyasaya sürmekte öyle. Kendinizi pazara nasıl tanıtacağınız ve insanların bu yeni ürünü tanımaları için ne kadar zamana ihtiyaçları olduğunu iyi bir şekilde hesaplamak gerekiyor. Pazarın doygunluk oranını çoğu zaman gösteren istatistikler maalesef bulamıyoruz ancak yine de ufak bir saha araştırması ile bilgi edinmek, bir fikir sahibi olmak şart.

3- Rakip Analizi

“Sektörde hiç rakibim yok, benden başka kimsede bu ürün yok” cümlesini kuruyorsanız bilin ki yanlış yoldasınız. Hava ile çalışan araba bile üretseniz sektörde rakipleriniz var demektir. Çünkü pazardaki tüm potansiyel müşterileriniz sizin aracınız yerine ikame mal kullanabilir. Sizin rakiplerinizi tüm alanlarda A’dan Z’ye analiz etmeniz bu noktada hayati bir önem taşıyor. Rakiplerinizin tahmini yıllık pazar payları nedir, İK politikaları nedir, pazarlama stratejileri nedir, gelecek yıldan beklentileri nedir gibi soruların ilk olarak cevap bulması, bunların bir kağıda dökülmesi gerekiyor. Aslında basit bir SWOT analizinden çok daha fazlası, onların eksiklerini tespit edip, sizin artılarınızla bu eksikleri gidermeniz gerekmekte. Eğer ki sizin ürününüz rakiplerinizden daha da eksikse iyi bir pazarlama faaliyetiyle bu eksikleri kapatana dek ayakta durabilme şansınız da bulunmakta.

4- Hukuki Mevzular

Tamam her şeyi planladınız ettiniz ama ya en büyük ortak? Devleti unutabilirsiniz ama o sizi unutmaz. Gireceğiniz iş kolundaki zorunlu yükümlülükler neler? Hatta boşluklar neler? Yazan her şeyi yapmak durumunda olmadığınız gibi bazen de yazmayan şeyleri yapmak durumunda kalabilirsiniz. İşin hukuk tarafının tamamen ayrı bir uzmanlık gerektirdiğini ve bu alanda mutlaka birilerine danışmanız gerektiğini unutmayın. Tabi bu danışmanız gereken kişinin de gerçekten profesyonel olması gerektiğini…

5- Profesyonellerle Çalışmak

Hangi sektörde olursanız olun girdiğiniz sektörde sizden daha tecrübeli birileri mutlaka vardır. Yine hangi sektöre girerseniz girin mutlaka farklı uzmanlıklar gerektiren birçok işiniz olacak. “Azıcık photoshop bilgim vardı benim dur bir logo tasarlayayım yeni girişimime” dediğiniz anda memleketimizin güzide tutunamayan girişimleri arasına gireceğiniz kesinleşir. Gözünüzde çok basit bir iş olsa da her işin bir uzmanlığı vardır ve o işin ehli ile gerçekleştirilmesi gerekir. Ve unutmamak gerekir ki ucuz etin yahnisi yavan olduğu gibi dosta ücretsiz olarak yaptırılan iş daha da yavan olur.

6- Ortaklıklar

Dosta ücretsiz yaptırılan iş kötü olacak ise eğer ve sermayeniz de yoksa dostunuzu ortak yapabilirsiniz. En sık rastlanan ortaklık tipi de budur zaten. Facebook ilk kurulduğunda ofisinin duvarlarına grafiti çalışması için anlaştığı ressama şirketten yüzde vermişti. Ancak ortaklık ilişkilerini sürdürmenin zorluğu bir yana çok ortaklı şirketlerden mümkün olduğunca kaçınmak gerek. Her zaman için tek bir aktif yöneticinin olduğu şirketler daha başarılı olmuşlardır. Hele hele ortaklar arasında işleyiş konusunda anlaşmazlıklar çıktığında bu anlaşmazlık 3. bir kişi tarafından da öğrenilirse o şirket için tehlike çanları çalmaya başlamış demektir.

7- Sektörü Bilmemek

Satışı çok iyi biliyor olmanız gireceğiniz sektördeki herkese ürününüzü satabileceğiniz anlamına gelmiyor. Evet birçok başarılı satış gerçekleştirebilirsiniz fakat bu satışları karşılayabilmek için üretim tarafını da bilmeniz gerekiyor. Eğer üretim kısmında neler olduğuna dair hiçbir fikriniz yoksa patron siz değil üretendir. En iyi restoran sahibi aşçısı işten çıktığında önlüğü alıp yemeği aynı kalitede yapabilendir.

8- Çalışmak

Bununla birlikte işinizi en iyi siz yapıyor olsanız bile işi başkasına yaptırmanız gerekmekte. Unutmayın sizin ilgilenmeniz gereken onlarca başka iş daha var. Mümkün olduğunca elinizdeki tüm işleri başkalarına devredip sizin sadece yönetiyor olmanız gerekiyor. Ne kadar yönetim kısmına odaklanırsanız o kadar başarıyı yakalayabilirsiniz.

9- Ya tutmazsa?

Giriştiğiniz iş tutmazsa ne yapacaksınız? Bir B planınız olmadan tüm sermayenizi tek bir amaç uğruna harcamak cesaret değil birazcık aptallıktır diyebiliriz. Mutlaka bir çıkış planına ihtiyacınız var. İş modelinize ne kadar güvenirseniz güvenin sektör her an değişebilir. İşler ters gittiğinde yapmanız gerekenler için bir eylem planınız mutlaka olmalı.

10- Tanıtımların Zamanı

Büyük bir heyecanla başladığınız işinizi herkes duysun istemeniz gayet doğal. Herkese duyurmak için uğraşacaksınız da. Ancak herkes duyduğunda herkes ürününüzden talep ederse talebi kalite standartlarınızı bozmadan karşılayabilecek misiniz? Eğer karşılayamayacaksanız ihtiyatlı davranmakta yarar var. Her zaman karşılayabileceğiniz kadar tanıtıma başvurmalısınız. Yoksa kötü hizmet alan müşterilerinizi ebediyyen kaybedebilirsiniz.

bu hataları kayıtlara geçmesi için mutlaka yazmam gerektiğini düşündüm. Mutlaka işine yarayacaktır.

Şirketleşme

  •   . Şirket kurulum masrafları, bağ-kur, KDV, damga vergisi, kira, stopaj, SSK, muhasebeci ücreti gibi masrafların bir anda üzerime geleceğini düşünmedim.
  • Planlama yapmadığımız için amaçsızca onlarca iş yapabilirsin. Bu işlerin genelinde para kazanırsınız ve müşteri sayısı  arttar. Müşteri sayısının artması ile gelirler orantılı olarak artmıyor. 
  •  kiralarken büyüme planlarına göre tutun ofisi. 100 metre kare üzeri ofislerin kirası ve stopajları haliyle yüksek . Bir süre kazandığınızı kiraya yatırmak durumunda kalabilirsin.
  • Kazandığımız parayı tekrar şirketin büyümesi için harcamazsanız  şirket büyümez
  • Şirkette en önemli şeylerden birinin nakit akışı olduğunu yaşayarak öğrenmesidir. Babamın söylediği gibi “alacak ile borç ödenmiyor”.
Ortaklıklar
  • Ortak seçerken gerektiğinden hızlı hareket etme, ortaklık bir çok şeyden daha farklı. Haliyle seçim kriterleri de farklı olması gerekiyor.
    • İyi bir insandan iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • İyi bir arkadaştan iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • Ticareti düzgün birinden iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • Dürüst birinden iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • İyi anlaştığınız birinden iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • Daha önce yolculuk yaptığınız, para alışverişinde bulunduğunuz birinden iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • Büyük işler yapan birisi iyi bir ortak olmayabiliyor
  • Ortaklıklar öncesinde genellikle işe odaklanır insan, ortağın işe değer katacağına inanıyor insan başka bir şey düşünmeden ortak olmayı düşünüyor. Fakat sonrasında ortaklar düşündüğün değerleri projeye katmaya biliyorlar.
  • Yukarı da yazdığım gibi ortakları  genel özellikleri hep iyi olabilir, bu konuda oldukça şanslı olabilirsin. Zaten ortaklıklardan ayrıldıktan sonra görüşebiliyor olman da sorunun kişiler bazında olmadığını gösterir.
  • Ortaklıkların başlangıcında genelde hiç bir ayrıntı konuşmadan başlarsa Bu başlangıç için oldukça iyi gibi gözükse bile daha sonra ufak ayrıntılar yüzünden tartışmalar çıkmasına ve fikir ayrılıklarına neden oluyor. Bu nedenle ufak ayrıntıları bile başlangıçta konuşmak. Mümkünse bunları bir sözleşme metnine dökmek en güzeli olacaktır. Bazen konuşmalar uçabiliyor, bunları bakileştirmek gerekiyor.
  • Ortağıın katkısının olacağını düşünerek fazla sorgulamadığın konularda sıkıntıı oluyor, projeye katılacak değerlerin belirli bir denkliğinin olması gerekiyor. Eğer bu denklik yoksa, bunun adaletli bir şekilde baştan denk hale getirilmesi ileri de karşılaşılacak bir çok sorunu bertaraf edebiliyor.
  • Ortaklardan birisi para diğeri emek koyuyorsa, burada ki emeğin bir değerinin olduğunu anlamak gerekiyor. Bunu sende anlamazsın   , bazense oanlatamazsın . Bunu iki tarafta anlamadığı takdir de ortaklığın uzun sürmesi pek mümkün gözükmüyor.
  • Ortaklıklardan ayrılırken genelde ödün veren taraf olmamalısın. Bu bilinçli bir tercihti fakat yanlışyöntemdir Sen ne kadar ödün vermiş olsan  da karşı taraf daha fazlasını talep edebiliyor. Bu nedenle ayrılırken de hakkını almamın faydalı olacağını gör . Hakkınıı almayacaksan da hakkının hesaplandıktan sonra bu ödünü vermen  gerektiğini anla .
Kişisel
  • İşlere kendimi çok kaptırdığın ve bir çok konuyu es geçtiğin çok olabilir.
  • Daha fazla kitap, dergi ve gazete okumayı anlıyor insan. İnternet’ten bir çok kaynak takip ediyor olmak yeterli olmuyor. İnternet’in hızından dolayı göz attığın makalenin içerisinde ayrıntıları göz ardı edebiliyorum. Kitap okumak farklı düşünmeyi, düşündüğünü anlatabilmeyi ve farklı kurguları anlamayı sağlıyor. Her şeyi yaşayarak öğrenmenin maliyeti okuyarak öğrenmeye göre oldukça yüksek oluyor.
  • Daha fazla yazı yazmalısın. Yazmak insanı geliştiren ve zorlayan bir şey. Yazdıkça eksik olduğunuz noktaları daha iyi görebiliyorsunuz.
  • Daha fazla etkinliğe katılmalısın Yaptığınız işler sona erebiliyor ama kurduğunuz arkadaşlıklar ve dostluklar sürmeye devam ediyor. Bu nedenle daha fazla etkinliğe katıl  ve katıldığın etkinliklerde ise daha aktif ol .
  • Yaptığın işlerde daha yeni teknolojileri kullanmak için kendini zorlaman gerekir, genelde bildiğin teknolojileri geliştirerek devam et. Sürekli teknoloji gelişiyor, farklı platformlarda ve farklı dillerle yazılım yapmaya da vakit ayırmam gerekir.
  • Daha çok spor yap Sağlıklı ve dinç olmak iş yaşantısında da verimliliği oldukça artırıyor.
  • İnsanlara gerektiğinden çok daha fazla değer verme. Gerektiğinde kendnden ödün verme. Birisine gerektiğinden fazla değer verirseniz, o kendini sizin verdiğiniz değerden de üstün görecektir. Bu tarz ilişkiler ise bir yerde kopma noktasına geliyor.
Projeler
  • Projelerin 1 yıl, 3 yıl, 5 yıl sonra ne kazandıracağını düşünmeden hesaplamadan inandığın her işe her projeye başlama. Daha sonra projeler başarılı olsa dahi karlılığı yüksek olmadığını görürsün. Tabi bu zaman olarak büyük kayıp yaşatır.
  • Projeyi yaparken pazarda başka kimler var, başarılılar neden başarılı, başarısızlar neden başarısız çok fazla düşünmeden işe girme. En iyisi yapacağıını düşündüğün için bu kriterler çok da önemli değil  senin için işte böyle düşünürsen bu hata olur rakipleri tart her zaman.
  • Küçük bir excel dosyasına bile olsa aylık gelir giderleri, kazanç tahminlerini çıkarmayı  atlama. Bu da projeye gücünün ne kadar yeteceği konusunda  oldukça zorlar. Gücünün bittiği yerde ise projeyi sonlandırmak veya kendi haline bırakmak durumunda kalabilrisin.
  • Projelerden gelecek gelirleri düşünürken her zaman için iyimser bir yaklaşımla yola çıkma. Vergileri ve masrafları genelde çok önemseme. Vergi dönemleri geldiğinde ise mecburen önemini kavramış olursun.
  • Projeye girerken kazanç için bir hedef koy genellikle. Projeden projenin tamamını satarak mı kar edeceksim yoksa proje kendi karlılığı ile sana yeterli miktarda kazanç sağlayacakmı.
  • Herkesin söylediğine çok önem verme ve doğruluğunu çok sorgula. Oysa bir çoğunun konuyla alakalı fikirleri saçma gelebir. Kendi doğru bildiğin veya doğru bildiğine inandığın kişilerin tavsiyeleri doğrultusunda hareket et .
  • Projelere kendi yaptığın yatırımın genelde farkında ol. Başka bir iş yaparak veya başka bir yerde çalışarak kazanacağın para yerine çok daha ufak rakamlarla kendi projeni sürdür. Bu da aslında   projeye yaptığın yatırımdır, genelde bu yatırımın ne zaman geri döneceğini hesaplamayı unutma zaman senin için en buyuk servet.
  • Genelde proje hedefin Türkiye’de herkesin duyacağı bir projeye imza atmak olmalı. Fakat projenin öyle bir proje olup olmadığını   es gecme .
  • Eleman alırken de, eleman çıkartırken de hatalı davranma. Elemanın kaç ayda işe adapte olacağını ve katkısını çok fazla düşün . Eğer bir işi yürütürken zorlanıyorsak eleman al   . Daha sonra ise işe yaramasa bile işten çıkarma konusunda   zorlanma. Eleman alırken faydasını, zararını iyi düşünüp hareket etmek gerekiyor. Çünkü eleman çıkarmak dünyanın en zor işlerinden birisi.
  • Projelere sermayesiz girdiğini düşününce ve genelde bana bir masrafı olmadığını düşünürsün. Fakat para harcamadığını düşünürkenher projenin sana bir maliyeti oldu. Hatta bu maliyet oldukça yüksek oldu. Harcadığın her zamanın bir değeri olduğunu anlaman hayli zaman almamalı bunu iyi düşün yurt içi yurt dışı emek ,okul hayatı  zamanın çilelerin , paran, ailenin ve  senin emeklerini hatırla .
  • Yapmış olduğun projeler genelde başarılı olabilir. Projelerin başarılı olması ile karlı olması her zaman aynı şey olmayabiliyor.  Bu nedenle projeye niçin başladığını baştan iyi düşünmem gerekiyor.
Yazı beklediğimden biraz daha uzun sürdü. Muhtemelen de bir çok maddeyi unuttum. İnsan hata yapabiliyor, hem de oldukça fazla hata yapabiliyor. Önemli olan bu hatalardan ders alabilmek ve bu hataları birer tecrübe olarak anabilmek.

Ortaklık kimilerine göre mutlaka olması gereken, kimileri için ise hızla uzaklaşılması gereken bir olay. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: Ortaklığın sizin için olumlu yönleri olacağı gibi, olumsuz yönleri de olabilir. Bu nedenle ortaklık kararını iyi düşünerek “kendiniz” vermelisiniz.

Arkadaş ile ortaklık

Genelde ilk girişimlerin temelleri üniversitedeyken atılır. Okul arkadaşları arasında uyumlu çalışılabileceği düşünülen kişilerle ortak bir şeyler yapmaya başlanılır. Bunun en büyük avantajı arkadaşların birbirlerinin kabiliyetlerini biliyor ve takım ruhu taşıyor olmalarıdır. Kurulacak ekipte arkadaşların rolleri birbirinden farklıysa, daha verimli bir ortaklık olabilir. Ancak önemli olan ekibi kurarken arkadaşlık ilişkisi bir kenara bırakmak ve kişilerin kabiliyetlerinin projeye neler katacağını düşünmektir.

Üniversite yıllarında, genelde aile desteği ile geçim sağlandığı için projeye karşılıksız yoğun mesai ayrılabilir. Fakat, mezuniyet sonrasındaki önceliklerin ve hedeflerin de başlangıç aşamasında iyi belirlenmesi gerekir. Aksi takdirde, mezuniyet sonrası maddi öncelikleri ve ihtiyaçları değişen diğer ortaklar, farklı bir işte çalışmak isteyebilir ve girişimci tek başına kalabilir.

Yatırımcı ile ortaklık

Girişimcinin sermayeye ihtiyacı vardır. Bazen bunu karşılamayı öneren birileri olabilir. Projeye para desteği geldiğinde, girişimci projesinin çok başarılı olacağını düşündüğü için bunu hemen kabul etmek isteyebilir. Oysa, bu oldukça dikkat ve özen isteyen bir konudur ve şu soruları sormayı gerektirir;

» Parayı veren kişinin beklentisi nedir?
» Neden destek oluyor, projeye ne gibi katkıları olacak?
» Para dışında, projeye müdahalelerde bulunacak mı?

Bunun gibi bir çok soruyu, girişimcinin öncelikle kendisine daha sonra parayı verecek kişiye, ‘usulüyle’ sorması gerekir. Bu soruların yanıtlarını aldıktan sonra, girişimci diğer alternatifleri de düsünmelidir. Bu parayı almak yerine banka kredisi çekmek daha karlı olabilir mi? Aileden ve yakın çevreden bu miktarda bir para toplamak daha iyi bir seçim olabilir mi?

Ortaklık kararından sonra

Her ortağın görev ve yetki tanımı mutlaka belli olmalıdır. Sadece kimin hangi işi yapacağı değil, aynı zamanda yetkiler, sorumluluklar ve şirketin temsili gibi konuların çercevesi de ortaklığın başında çok iyi çizilmiş olmalıdır. Ancak, görev tanımı ne olursa olsun, her ortak kendi sorumluluğu dışındaki konularda da diğer ortaklara fikirleri ve bilgisiyle destek olmalıdır.

Ortaklar sorumluluk almaktan kaçmamalıdır. Ortaklar fikir ayrılığına düştüğünde dahi, şirketin geleceğine etkisi büyük olacak kararların birlikte alınması gerekir. Bu nedenle, ortakların önyargıdan uzak bir şekilde açık fikirlilikle birbirlerini dinlemesi ve şirket çıkarı neyi gerektiriyorsa o yönde ortak karar vermeleri gerekir.

Sözleşme imzalayın

Ortak olunacak kişi çok güvenilir biri olsa dahi mutlaka ve mutlaka sözleşme imzalanmalıdır. Atalarımızın dediği gibi “söz uçar yazı kalır”. Üzerinde konuşulan ve mutabık kalınan konular mutlaka bir sözleşme ile bağlayıcı hale getirilmelidir. İyi hazırlanmış bir sözleşme, ileride çıkabilecek sorunların da çözümünde önemli bir rol oynar. Ortaklar arasında çıkabilecek olası bir anlaşmazlıkta, önceden verilmis şahsi sözler yerine sözleşme de yeralan maddeler sorunların daha çabuk aşılmasını sağlar.

Ortaklık ilişkileri

Ortaklar mutlaka periyodik olarak toplantılar yapmalıdır. Bu toplantılar sadece şirketin toplantı salonunda resmi formatta değil, şirket dışında rahat sohbet etme imkanı olan ortamlarda da olabilir. Bu toplantılarda ortaklar karşılıklı olarak tüm sorunlarını ve çekincelerini dile getirmeli ve beraber çözüm yolları aramalıdır. Ortakların bugün konuşmaktan kaçtığı ufak sorunlar, daha sonra şirket içinde çok büyük sorunlara yol açabilir.

Ortağın hata yapması

İnsan faktörünün olduğu yerde hatalar kaçınılmazdır. Ortaklar birbirlerinin hatalarını konuşarak, yapıcı eleştiriler yoluyla düzeltmeye çalışmalıdır. Ancak bazen konuşulmasına rağmen düzelmeyecek noktalar da olabilir. Eğer bunlar şirketi etkilemeyecek ufak şeylerse, ortaklar birbirlerine karşı esnek davranmalıdır.

Ortakların birbileri için yaptığı yapıcı eleştirilerin yanısıra, rakiplerin ve diğer şahısların şirket hakkında veya ortaklardan biri hakkında yıkıcı eleştiriler yapabileceği de unutulmamalıdır. Dışarıdan gelecek yıkıcı eleştirilere karşı, ortakların birbirlerine destek olması gerekir. Bu nedenle, girişimci güven duymadığı biriyle ortaklık kurmamalıdır.

Ortaklığı bitirme

Bazen tüm iyi niyete rağmen ortaklığın sona ermesi kaçınılmaz olabilir. İş bu noktaya geldiğinde mümkün olan en kısa zamanda, en az zararla ortaklık sona ermelidir. Ortaklıktan ayrılırken köprüleri atmamak gerekir. Mümkün olduğunca arkadaşlığın veya dostluğun devam edebileceği şekilde ayrılmak için uğraşılmalıdır. Bu şekilde ayrılmak hem tüm ortaklar için en iyisi olacak, hem de dışarıya karşı tüm taraflar için iyi bir izlenim bırakacaktır.

Son olarak yakınlarımdan birisi yeni bir ortaklık yapmaya karar verince, ona bazı sorular hazırladım ve birlikte kısa cevaplar oluşturmaya çalıştık. Bu cevaplar ışığında ortağı ile bir “Ortaklık Anlaşması” imzaladılar. Hazırlamış olduğum soruları cevaplarken zorlandıkları noktalar oldu veya daha önce hiç üzerinde düşünmedikleri konular ortaya çıktı.

Ortaklık konusunda verdiğim danışmanlıklarda genellikle benzeri sorular ve sorunlar görüyorum. Ortaklık esnasında belirli ayrıntıları kendi aranızda belirledikten sonra anlaşmazlığınız olan konular için tarafsız ve konulara hakim birinden yardım almanız faydalı olacaktır. Son olarak aranızda yapacağınız sözleşme için iki tarafında kendi avukatlarından fikir alarak sözleşmeyi son haline getirmeleri faydalı olacaktır.

Bu tarz soru cevaplar hazırlayarak bir ortaklığa başlamanın faydalı olacağını düşünüyorum. Bu nedenle bu soruları paylaşmaya karar verdim. Mutlaka daha fazla soru ve cevap olacaktır. Bunları yorum olarak paylaşırsanız eklemeye çalışacağım.

  1. Ne tür bir şirket kurulacak?
    Şahıs şirketi, limited şirketi, anonim şirketi, kolektif şirket, komandit şirket gibi seçenekler olacak önünüzde. Genel olarak limited şirketi veya anonim şirketi arasında kalacaksınız. Burada çeşitli avantajlar ve dezavantajlar mevcut bunları iyi değerlendirip girmeniz gerekiyor. Limited şirket olarak başlayıp, anonim şirkete dönüşebileceğini unutmayın.
  2. Hisse oranları ne olacak?
    Bu oranlar genellikle konuşma gereği bile duyulmadan karar verilir. Kaç ortak varsa o sayıya bölünür. Peki acaba tüm ortaklar aynı seviyede mi katkı sağlayacak? Ortaya koyacakları değer aynı mı olacak? Mevcutta iş ile ilgili portföyü olan kişinin hissesi aynı mı olacak? Bu tarz sorular sorarak, bunu en başta düzgün bir şekilde belirlemek faydalı olacaktır.
  3. Ortaklar şirketten nasıl para alacaklar?
    Öncelik olarak para kazanmaya odaklanıldığı için bu konu pek konuşulmaz. Para olunca paylaşmak kolaydır diye düşünülür. Gerçekte ise durumda öyle olmayabilir. Genellikle belli bir maaşın belirlenmesi bu noktada faydalı olacaktır. Biz bu arkadaşlar için bir maaş oranı belirledik ve her 6 ayda bir şirketin durumuna göre maaşta revize yapmayı uygun gördük. Fakat en yüksek alabilecekleri bir maaşı başta ayarladık. O rakamın üzerinde şirketten yıl sonuna kadar para alamayacakları bir şekilde anlaştılar.
  4. Ortaklar harcamalarda nasıl hareket edecekler?
    Ortaklar genellikle birlikte harcama yapmayı ve karar vermeyi tercih ederler. Burada temel sorun işlerin yavaşlamasıdır. 5.000TL’lik bir harcama için diğer ortağın bilgisinin alınması işleri belirli bir süre sonra içinden çıkılmaz şekle sokabilir. Bunun için X TL’nin altındaki harcamalarda ortağa sormadan hareket edilir, ay sonunda bu rakamların toplamı Y TL’i geçemez şeklinde bir madde eklemek güzel olacaktır.
  5. Kararlar nasıl alınacak?
    Kararların oy birliği ile alınması güzeldir. Özellikle 2 kişilik ortaklıklarda bu böyle olabilir. Ama uzmanlıkları farklı olan iki ortakta veya görev tanımları farklı olan kişilerde durum böyle olmamalıdır. Uzmanlığı ve görev alanında olan konularda o ortağın söz hakkı diğerinden fazla olmalıdır. Bunların çerçevesinin en baştan belirlenmesi faydalı olacaktır.
  6. Ne sıklıkla toplantı yapılacak?
    Ortaklar aynı ortamda bulunmayabilir veya işlerin yoğunluğundan dolayı toplantı yapacak fırsatı bulamayabilirler. Bunun için toplantılar için belirli periyotlar belirlemek güzel olacak. Örneğin haftada 1 toplantı yapmak faydalı olacaktır. Bu toplantıların uzun veya yüz yüze olması şart değil. Telefonla ve Internet üzerinden de yapılabilir.
  7. Ürün satışı varsa, ne tür indirimler olacak?
    Şayet ürün satışı varsa, yakınlara nasıl bir indirim yapılacağı oldukça mühim bir konudur. Kendinize bile bir şey aldığınız zaman bunu şirketten nasıl almanız gerektiğini başta net bir şekilde belirlemeniz gerekir. Örneğin yakın akrabalara %50 indirim, eşe dosta %30 en fazla indirim gibi rakamlar belirlenebilir.
  8. Yedek akçe ne kadar bulunmalı?
    Nakit akışı şirketler için oldukça önemli bir konu, bu nedenle kasada belirli miktarda bir paranın sürekli bulunması şirketin sürekliliğini kolaylaştıracaktır. Bu para acil işler için kullanılmak üzere kasada tutulur. Bunun için rakamın baştan belirlenmesi ve belirli aralıklarla bu rakamın artırılması iyi olacaktır.
  9. Ortakların yapmış olduğu harcamalar nasıl geri ödenecek?
    Her zaman şirketin parası yanınızda bulunmuyor veya şirket kartı kullanmıyor olabilirsiniz. Bu nedenle bunun sistematiğinin başlangıçta belirlenmesi iyi olacaktır. Genellikle ay sonunda bu para alınır, peki ay sonu kasada o kadar para olmazsa ne yapacaksınız gibi ayrıntıları yine konuşmak faydalı olur.
  10. Ürün veya hizmet satışı varsa fiyatlar nasıl belirlenecek?
    Satacağımız ürün veya hizmet için fiyat belirleme politikanızı baştan belirlemek gerekir. Daha sonrasında bu tarz konularda fikir ayrılığının önüne geçmiş olursunuz.
  11. Şirket kurulurken ne kadar sermaye koyacaksınız?
    Kuruluş aşamasında bir sermaye koymanız gerekiyorsa, bu ne şekilde kasaya konulacak ve ne kadar olacak? Bu koyduğunuz parayı geri alacak mısınız? Alırsanız, hangi şartlarda alacaksınız? Ortaklardan birinin daha fazla para koyması durumunda bunu hisseye yansıtacak mısınız? Gibi çeşitli soruları yanıtlayarak devam etmek gerekiyor.
  12. Şirketleşme ne zaman olmalı?
    Bir çok kişi üniversite öğrencisiyken iş kurmak istiyor, fakat şirketleşince bir çok masraf (İş Kurarken Maliyetleri Hesaplamak) ortaya çıkıyor. Bu nedenle örneğin bir yazılım hazırlıyorsanız, bu belirli bir olgunluğa eriştikten sonra şirketleşmeniz daha faydalı olacaktır.
  13. Ortaklardan biri aktif çalışmıyorsa, aktif çalışanın bir avantajı olacak mı?
    Bazı durumlarda ortaklardan birinin aktif çalışmaması gibi bir durum söz konusu olabilir. Bu konunun sorun teşkil etmemesi için bunu nasıl çözeceğiniz baştan konuşmanız gerekir.
  14. Yeni ortak hangi durumlarda alınır?
    Bazı durumlarda yeni ortak almanız gerekebilir veya yeni bir ortak sizin aranıza katılmak isteyebilir. Bu durumda kaldığınız zaman karar vermeniz çok zor olacaktır. Buna başta belirli sınırlar çizmeniz oldukça iyi olacaktır.
  15. Tatiller nasıl belirlenecek?
    Ufak bir konu gibi gözükse bile sınırlarının baştan belirlenmesi oldukça iyi olacaktır. Bir ortak tatile gideceği zaman ne kadar süre önceden haber vermeli ve en uzun tatil ne kadar olmalı gibi soruların yanıtlarını belirlemek önemli.
  16. Gelir paylaşımı nasıl yapılacak?
    Yıl sonunda net kâr nasıl paylaşılacak, elde edilen gelirlerin ne kadarını ortaklar paylaşacak, ne kadarı şirketin büyümesi için harcanacak gibi soruları yanıtlamak gerekiyor. İlk yıllarda bu rakamın büyük bir çoğunluğunun şirket büyümesine harcanması faydalı olacaktır. Tabi yıl sonunda bir miktar para alıyor olmak sizi daha çok motive edecektir.
  17. Ortaklıktan ayrılmanız gerekirse nasıl bir yol izleyeceksiniz?

    En zor soruyu sona sakladık. Bu soruyu henüz ortaklık kurmadığınız bir kişiyle konuşmanız, hatta tartışmanız gerekiyor. Çünkü en büyük sorunlar bu noktada yaşanıyor. Burada net bir şeyler belirleyemiyorsanız, başlangıçta ayrılmak her iki taraf içinde sağlıklı olacaktırBu noktada benim yakınlarımın bulduğu formül, ufak çapta girişimler için uygun olabilir. Şu şekilde;
    Şirket değeri ortak bir şekilde belirlenir. İstenilmesi durumunda değerleme için dışarıdan destek alınabilir. Bu değer üzerinden ortaklar anlaşıncaya kadar değer düşürülür. Şayet iki tarafta karşı tarafın hissesini belirlenen fiyattan alamıyorsa/almıyorsa hisse satışa çıkarılır. Her iki tarafında onayladığı bir ortak bulunduğu zaman hisse devredilir. Bulunamadığı takdirde her ay satış rakamı %10 düşürülerek tekrar satışa çıkarılır.

Her ortaklığın hem avantajları, hem de dezavantajları vardır. Ortaklığa başlamadan önce bunları iyi değerlendirip öyle başlamalısınız. Ortaklığa başlamak kolay, bırakmak ise oldukça zorlu bir süreçtir. Bu soruları örnek olması amacı ile yazıyorum, sizin aklınıza çok daha farklı sorular takılabilir

Çıkış Planı

İnsanlar genelde bir işe nasıl başlayacaklarını planlar ancak o işi nasıl sonlandıracaklarını planlamazlar. Başlangıçta amaç tabiki uzun soluklu bir şirket kurmaktır. Ancak zamanla şartlar değişir ve ortaklar o işten artık hoşlanmayabilirler. Yada doğal hakları olarak başka ortaklıklar kurmak isteyebilirler.

Ortak çıktı ve %50 hissesini diğer ortağının hiç sevmediği bir insana devretti? Düşünebiliyor musunuz problemin büyüklüğünü? Hemen en baştaki esası baz alıyoruz. İlk 3 yıl şirketin var oluş mücadelesi verdiği zamandır ve herşey şirket lehine ortak aleyhine yorulur. İlk 3 yıl ortak ayrılmak isterse hissesini mevcut ortağa bırakıp çıkar. Karşılığında da hiçbir şey talep etmemeli. Verdiği emek, koyduğu sermaye şirketi yüzüstü bırakmasının diyeti olarak şirkette kalır. Hissesini satarsa mevcut ortağı sıkıntıya sokacaktır. Karşılığında para talep ederse şirketin finansallarını bozacaktır. Şirket kurmak basit bir hadise değildir. 3 yıl gibi kısa bir süre sabredemeyen, o işe emek veremeyen bir kişinin hakkı olmamalı. Devam edecek ortağı mağdur durumda bırakıyor. Burda şu kaydı düşmek istiyorum. Ayrılan kişinin insani ve mücbir sebepleri olabilir. Bu durumda hissesini yine mevcut ortağa bırakır, sermayesi ve emeklerinin karşılığı olarak bir miktar tayin edilir. Bu miktarın ödeme planını tamamen kalan ortak yapmak üzere ödemesi zamana yayılarak yapılabilir.

Ortaklardan biri 3-5 yıllarında ayrılmak isterse hissesini diğer ortağa bedeli karşılığında veya diğer ortağın onay vereceği herhangi bir alıcıya satabilir olmalıdır. Bu durumda yine ödeme takvimi için geride kalacak ortağın veya şirketin finansalları gözönünde tutulur.

5. yıldan sonra ise şirketin artık kurumsallaşmasını tamamladığı varsayılır. Bu nedenle ortakların bireysel hakları ön plana çıkar. Zaten bu kadar süre ortaklık yapmış olmakla artık ortaklık hakları gerçekten hakedilmiş olur. Bu nedenle beşinci yıldan itibaren ortak hissesini istediği kişiye artık satabilir. Kimsenin kaderi bir şirkete bağlanamaz, şirketin kaderi de birisine bağlanamaz. 5 yıldır şirket kurumsallaşamamışsa bu zaten bir sorundur. O şirkete daha fazla emek harcamaya değmez demektir.

Şirketten ayrılan ortağın yapacağı işlere de sınırlamalar getirilebilir. Burada iki kural koyulabilir:

  1. Şirket beş yaşına gelmeden şirketle rekabet eden bir iş kurulamaz
  2. Şirketten ayrıldıktan  sonra en az 1-2 yıl rekabet eden bir iş kurulamaz

Bu ikisini birlikte VE bağlacıyla dikkate almak gerekir. Şirketi 4 yaşında iken ayrılan bir ortak ilk madde gereği 1 yıl, ikinci madde gereği ise 2 yıl beklemeli. Netice olarak uzun olan esas alınarak 2 yıl bekler. Şirketi 6 yaşında iken ayrılırsa ortak ilk madde gereği beklemesine gerek bir durum olmayacak, ikinci madde gereği 2 yıl beklemeli. Birinci maddenin amacı mevcut şirkete ayrılan ortağın başka bir şirketle vereceği muhtemel zararı engellemek, ikincinin amacı ise ayrılan ortağın ayrıldığı şirketteki sırları bilmesinin vereceği zararı engellemektir. Şirkete, ortağın ayrılmasına uyum sağlaması için 1-2 yıl süre verilmeli. Bu süreleri daha uzun tutmak ise insan hakkına uygun gelmez. Çünkü ayrılan kişinin de hak ve hürriyetleri var. Adam bir şirket kurdu diye bütün hak ve hürriyetlerini elinden almak mantıklı olmaz. Bu durumda şirketlerden çıkış yapmak zorlaşır ve yeni şirketler kurulmasının önüne engeller konur.

Kanunen ortağın ilk beş yıl hissesini satmasına engel bir durum yoktur. Biz zaten burada kanunlardan değil, iki ortak arasında yapılacak gayri resmi mukaveleden bahsediyoruz. Burada söylenenlerin bir kısmı şirket ana sözleşmesine yazılarak hukuki boyut da kazandırılabilir.

Kar Dağıtım Planı

İleride sıkıntı olacak noktalardan birisi de kar dağıtımıdır. Ortaklardan bir kısmı kar dağıtımı yapılmasını isterken bir kısmı istemeyebilir. Bu sıkıntılara girmemek için kar dağıtımının nasıl, ne zaman ve hangi şartlarla yapılacağı önceden belirlenmelidir. Böylece nasıl davranılacağı önceden bilinir, herkes kendini buna göre ayarlanır.

Kar dağıtımı önereceğim model şudur:

Öncelikle aşağıdakiler ayrılır:

  1. Şirketin bir yıllık personel maaşları
  2. Bir sonraki yıl öngörülen büyüme için gerekli yatırım
  3. Şirketin imkanları genişse ileride gelebilecek büyük işlerin finanse edilmesi için ilave ihtiyatlar sakalanabilir

Bunlar ayrıldıktan sonra para kalıyorsa kar dağıtımı her durumda yapılır. Bunun dışındaki istisnai kararlar için oy birliği şartı aranır. Yani kar var ve kar dağıtımı yapılmak istenmiyorsa bunun için bütün ortakların rızası alınmalı. Yada kar yok ama kar dağıtımı yapılmak isteniyorsa yine bütün ortakların oluru alınmalı.

Kar dağıtımı yapılmaması şirket ortaklarından özellikle küçük ortakların motivasyonunu bozar. Büyük ortaklar genelde kendini şirketin sahibi gördüğünden parayı şirkette tutma eğilimindedir. Oysa ticaret para kazanmak için yapılır. Ortakların en doğal hakkı kar payı almaktır. Bunun önüne engel çıkartılmamalıdır. Diğer yandan şirketin ihtiyat akçeleri saklanmalıdır. Şirketin finansal yapısına zarar verecek şekilde kar dağıtımına müsaade edilmemelidir.

Bu model şirketin ilk 5 yılı için önerilmiştir. Şirketin sermaye yapısı daha kurulurken güçlü ise veya şirket 6.yılına ulaştı ve sermayesini güçlendirmiş ise kanunlarda öngörüldüğü veya ticaret hayatında teamül olmuş şekilde her yıl düzenli kar dağıtımı yapabilir. Parası olana sözümüz yok.

Dışardan Kurul Üyesi

Herşey bir kağıda yazılı olsa da şirket kurulurken ortaklar arasında yapılan resmi veya gayri resmi mukaveleye imza atmak için iki şahit bulundurulması önemlidir. Bu iki şahit aynı zamanda yönetim kurulunda yer alabilecek yeteneklere sahip olmalıdır. İşte bu iki şahidi şirketin yönetim kuruluna dahil etmek, ileride çıkacak potansiyel tartışma konularını çözmek için de yardımcı olacaktır. Ortakların karşı karşıya geldiği bir durumda bu iki kişi hakem tayin edilebilir. Bu kişilerin sahip olması gereken özellikler:

  1. Ortakların ikisi tarafından da itimat edilen veya ortakların ikisine de uzak ama mesleği çok iyi bilen saygın kimse
  2. Arabuluculuk yeteneğine sahip
  3. Taraflarla arasında alacak-verecek ilişkileri olmayan
  4. Doğruyu gördüğünde yanlıştan hızlıca dönen

E-posta Girişi
E-Mükellef Girişi