Get the Flash Player to see this player.
Flash Image Rotator Module by Joomlashack.
/
//
/
/
/
ALFABETİK MENÜ






![]() | Bugün | 44 |
![]() | Dün | 84 |
![]() | Bu Hafta | 519 |
![]() | Geçen Hafta | 548 |
![]() | Bu Ay | 1487 |
![]() | Geçen Ay | 2141 |
![]() | Toplam | 23069 |
IP Numaranız: 38.107.179.218
,
Bugün: May 20, 2012
| GUNCEL UYARILAR |
|
|
|
| Yazar Administrator |
| Cuma, 06 Ocak 2012 15:30 |
|
Merkez Başkanı olmak zor Biraz uzaktan baktığımızda ve gelişmeleri bir potaya koyup erittiğimizde görüyoruz ki; sayın Başbakan’ın açıklamaları bugün borsanın yukarı gitmesindeki en önemli faktördü. Çünkü yüksek faiz istemiyor ve büyümeden de ödün verilmesini istemiyor. Bu durumda Sayın Başçı’nın yerinde olmak istemezdim. Yani öyle bir denklem isteniyor ki; enflasyon düşsün, cari açık düşsün, ekonomi en az yüzde 4-5 büyüsün ve faizler de yeniden yüzde 5-6 seviyelerine gerilesin. Merkez Bankamız değil, dünyanın en büyük ekonomistini ya da Merkez Bankacı’sını getirseniz bunu yapamaz. Çünkü böyle bir denklem yok.
GUNCEL UYARILAR Gelir Vergisinden İstisna Edilen Tazminat ve Yardımlar Nelerdir? Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve aynılar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez..." hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun 25 inci maddesine göre gelir vergisinden istisna edilen tazminat ve yardımlar şunlardır: l. Ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat ve yapılan yardımlar; 2.Muhtaç olanlara belli bir süre için veya hayat kaydıyla yapılan yardımlar (Asker ailelerine yapılan yardımlarla hayır derneklerinin ve yardım sandıklarının yardımları mutlak olarak bu istisnaya girerler); 3.Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından, kendilerine zat aylığı bağlananlara aylıkları dışında, kanunları veya statüleri gereğince verilen emekli, dul, yetim ve evlilik ikramiyeleri veya iade olunan mevduatı ve sürelerini doldurmamış bulunanlarla dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminatlar (506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen tazminat, yardım ve toptan ödemeler en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur. Bu mukayesede gerek muhtelif sandıklardan gerek aynı sandıktan muhtelif zamanlarda yapılan ikramiye, tazminat ve toptan ödemeler topluca dikkate alınır.); 4. Hizmet erbabına ödenen çocuk zamları (Bu zamlar Devletçe verilen miktarları aştığı takdirde, fazlası vergiye tabi tutulur.); 5. Evlenme ve doğum münasebetiyle hizmet erbabına yapılan yardımlar (Bu istisna hizmet erbabının iki aylığına veya buna tekabül eden gündeliklerinin tutarına kadar olan yardım kısmına uygulanır.); 6. Sosyal Sigorta kurumları tarafından sigortalılara yapılan ödemeler; 7. (2320 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişen bent) 1475 ve 854 sayılı Kanunlara göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Kanuna göre ödenen kıdem tazminatlarının hizmet erbabının 24 aylığını aşmayan miktarları (hizmet ifa etmeksizin ödenen ücretler tazminat sayılmaz); 8. Genel olarak nafakalar (Alanlar için); 9. Yardım sandıkları tarafından statüleri gereğince kendi üyelerine ölüm, sakatlık, doğum, evlenme gibi sebeplerle yapılan yardımlar; 10. (3239 sayılı Kanunun 44'üncü maddesiyle eklenen bent) Yabancı ülkelerde bulunan sosyal güvenlik kurumlan tarafından ödenen emekli, dul, yetim ve evlenme ikramiyeleri veya iade olunan mevduat, sürelerini doldurmamış bulunanlarla, dul ve yetimlerine toptan ödenen tazminat ve yardımlar. Bağ-kur primi, giriş keseneği, sosyal güvenlik destek primleri ve basamak ilerlemesi için yapılan ödemelerin ticari 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun (Bağ-Kur) 49 uncu maddesi hükmü gereğince; gelirin elde edildiği yılda ödenmiş ve tevsik edilmiş olması şartıyla, Bağ-Kur primi, giriş keseneği, sosyal güvenlik destek primleri ve basamak ilerlemesi için yapılan ödemelerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır Emlak vergisine ait bildirimi süresinde vermeyen mükellef adına hangi cezalar kesilir? Emlak vergisi bildirimini süresinde vermeyen mükellefler adına vergi idarece tarh edilir ve mükellefiyetin başladığı yıl için vergi ziyaı cezası ile ikinci derece usulsüzlük cezasından miktar itibariyle fazla olanı, diğer yıllar için ise sadece vergi ziyaı cezası kesilir. Örneğin, 2003 yılında satın aldığı taşınmaza ait emlak vergisi bildirimini 2005 yılının 7 nci ayında veren mükellef adına mükellefiyetin başladığı yıl olan 2004 yılı için bu yıla ait ikinci derece usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasından miktar itibariyle fazla olanı kesilir. 2005 yılı için ise sadece vergi ziyaı cezası kesilir Satın alınan bina, arsa ve araziden dolayı emlak vergisi mükellefiyeti ne zaman başlar?1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 33/6’ncı maddesinde, bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesinin vergi değerini tadil eden sebep olduğu belirtilmiş, 9/a ve 19/a maddelerinde de bina ve arazi vergisi mükellefiyetinin, 33’üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 23/(b) maddesinde, bu Kanunun 33’üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içinde, değişiklik bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulduğu takdirde bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç ay içinde emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye bildirim verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu hükümler uyarınca satın alınan bina, arsa veya arazi için satın alan tarafından satın alındığı yıl sonuna kadar, taşınmaz bütçe yılının son üç ayı içinde satın alınmışsa satın alma tarihinden itibaren üç ay içinde taşınmazın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye emlak vergisi bildirimi verilmesi, emlak vergisi mükellefiyetinin ise satın alma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren başlaması gerekmektedir. Örneğin, taşınmaz 26.07.2005 tarihinde satın alınmış ise 31.12.2005 tarihine kadar, 16.11.2004 tarihinde satın alınmış ise satın alma tarihinden itibaren üç ay içinde satın alan tarafından ilgili belediyeye emlak vergisi bildirimi verilmesi, her iki durumda da emlak vergisi mükellefiyetinin 2005 yılından itibaren başlaması gerekir Sahte Veya Yanıltıcı Belge Düzenleyenler Hakkında Ne Gibi İşlem Yapılmaktadır? Basit usulde vergilendirilen mükelleflerden sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı tespit edilenler bu hususun kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden ay başından itibaren ikinci sınıf tüccarlara ilişkin hükümlere tabi olacaklardır Internete bağlanarak hizmet veren, bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan yerler eğlence vergisi ödemekle yükümlü müdür? 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 17’nci maddesinde, aynı Kanunun 21’inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun istisna ve muaflıklara ilişkin 19’uncu maddesinin 5 numaralı bendinde de, bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları olduğu belirtilen yerler eğlence vergisinden istisna edildiği belirtilmiştir. Buna göre, internete bağlanma hizmeti veren, bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerinde “Kahvehane” veya “İnternet Kafe” yazılı yerlerin eğlence vergisi ile yükümlü tutulmamaları gerekmektedir G.M.S.İ. Beyannamesi Ne Zaman ve Nereye Verilecek? Mükellefler, 1 Ocak - 31 Aralık dönemine ait beyana tabi gayrimenkul sermaye gelirleri için bir sonraki yılın MART ayının 15 inci günü akşamına kadar beyannamelerini vereceklerdir. ¨ Beyanname, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilecektir. Mükellefler normal olarak ikametgahlarının bulunduğu yerin vergi dairesine bağlıdırlar. ¨ Gayrimenkul sermaye iradının yanında beyana tabi diğer gelirlerin de olması halinde, gayrimenkul sermaye iradı, beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olanlar için hazırlanmış olan yıllık gelir vergisi beyannamesi (1001 B) ile beyan edilmeyecek, bu gelirler bütün gelirlerin beyanı için kullanılan yıllık gelir vergisi beyannamesine (1001 A) dahil edilecektir Tam mükellef gerçek kişilere ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi ne zaman verilecek ve tahakkuk eden vergiler hangi tarihlerde ödenecektir? Bir takvim yılı içinde elde edilen kazanç ve iratlara ilişkin gelir vergisi beyannamesinin ertesi yılın Mart ayının (1-15 Mart) onbeşinci günü akşamına kadar verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir. Beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi, Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecektir. Gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması halinde, bu kazançlara ilişkin beyanname ertesi yılın Şubat ayının onbeşinci günü akşamına kadar verilecektir. Şubat ayının onbeşinci günü akşamına kadar verilecek beyannameler üzerinden hesaplanan gelir vergisi Şubat ve Haziran aylarında olmak üzere, iki eşit taksitte ödenecektir. Basit usulde tespit edilen ticari kazanç yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması halinde, yıllık beyanname Mart ayının onbeşinci günü akşamına kadar verilecektir. Kurumlar vergisi hangi süreler içinde beyan edilir ve ödenir?Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın on beşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir. Örneğin, mükellefin hesap dönemi takvim yılı ise, kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ay olan Nisan ayının on beşinci günü akşamına kadar verilir.Hesaplanan kurumlar vergisinin tamamı, beyannamenin verileceği ayın sonuna kadar (bir defada) ödenir. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarının düzenlenmesindeki amaç nedir?Gelirin her iki ülkede birden vergilendirilmesini önlemek, Anlaşma kapsamına giren vergilerle ilgili iç mevzuat hükümlerinin yürütülmesi için gerekli bilgi değişiminde bulunmak ve iki ülke arasında Anlaşma konusu olan vergilerle ilgili ortaya çıkabilecek vergi sorunlarını karşılıklı anlaşma yoluyla çözümlemek amaçlanmaktadır Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları hangi tür vergileri kapsıyor?Anlaşmalar, gelir üzerinden alınan vergileri kapsamaktadır Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları kimlere uygulanmaktadır? Anlaşma, Akit devletlerin birinin veya her ikisinin mukimi olan gerçek ve tüzel kişilere uygulanmaktadır Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında kapsanan vergilerle ilgili oran sınırlaması var mıdır?Anlaşmada kapsanan vergilerle ilgili olarak ülke içinde vergileme yapılırken, vergi kanunlarımızda geçerli oranlar yerine varsa uluslararası çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında belirlenen oranlar dikkate alınacaktır. Ancak, iç mevzuatımızda Anlaşmaya göre daha düşük bir oran belirlenmişse bu düşük oran uygulanacaktır Yurt dışında yaşayanlar ve yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının , Türkiye’de satın aldıkları gayrimenkullerin satışlarından elde ettikleri kazançlar ne şekilde vergilendirilmektedir? 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilecekleri hükme bağlanmıştır. Öte yandan, aynı Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin (6) numaralı bendi gereği, iktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihiden başlayarak dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkullerin tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.) değer artışı kazancıdır. Maddede adı geçen “elden çıkarma” deyimi, mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade etmektedir. Bu hükümlere göre, gayrimenkullerin iktisap tarihinden başlayarak, dört yıl içinde satılmasından elde edilecek kazancın, 2006 takvim yılı gelirleri için 6.000 YTL’lik kısmı gelir vergisinden istisna tutulmuştur ve elde edilen kazancın 6.000 YTL’yi aşması halinde, dar mükelleflerin kazanç ve iratların elde edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde münferit beyanname ile beyan etmeleri gerekmektedir. Ancak, söz konusu gayrimenkullerin alım satımının ticari bir organizasyon içerisinde yürütülmesi veya bu tür organizasyon içinde yürütülmemekle beraber aynı kişiye farklı tarihlerde ve farklı kişilere aynı tarihte satılması veya birbirini izleyen yıllarda satılması durumunda ise yapılan satışlar devamlı olarak gayrimenkul alım-satım işi ile uğraşıldığına karine teşkil edeceğinden, elde edilecek gelir, Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesi çerçevesinde “ticari kazanç” olarak vergiye tabi olacaktır. Kimler Sadece Gayrimenkul Sermaye İradı Beyannamesi Verecek? Bir takvim yılı içinde elde ettiği konut kira geliri, istisna tutarını aşanlar, ¨ İşyeri kira gelirleri üzerinden vergi kesintisi yapılanlardan kira gelirlerinin brüt tutarı beyanname verme sınırını aşanlar, ¨ Bir takvim yılı içinde elde ettiği tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan gayrimenkul sermaye iratları toplamı GVK’nun 86/1-d bendinde belirtilen tutarı aşanlar, ¨ Diğer mal ve haklardan kira geliri elde edenler. Eşler ve çocukların kira gelirleri ayrı beyanname ile beyan edilir. Yukarıda belirtilen mükellefler, kira gelirlerini, “beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olanlar için” hazırlanmış olan yıllık gelir vergisi beyannamesi (1001 B) ile beyan edeceklerdir. Beyana tabi geliri ile birlikte aşağıdaki gelirlerin de elde edilmesi halinde, yukarıda belirtilen beyanname doldurulur ve sadece kira geliri beyan edilir. ¨ Tevkifata tabi tutulmuş mevduat faizleri, repo gelirleri, özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları ile menkul kıymetler yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kâr payları, ¨ Tek işverenden alınan tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler, ¨ Gerçek usulde tespit edilmeyen zira Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının, Türkiye’de bulunan gayrimenkullerinin kiraya vermesinden dolayı elde ettikleri gelir ne şekilde vergilendirilmektedir?193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun kanunun 6 ncı maddesinde Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilecekleri hükme bağlanmıştır. 210 Sıra No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklandığı üzere (193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3’üncü maddesinin 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç ) çalışma veya oturma izni alarak altı aydan fazla bir süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları ile Türk vatandaşı olmayan yada Türk vatandaşlığını kaybetmiş olanların, Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından dar mükellefiyet esasında vergilendirilmeleri gerekmektedir. Bu vatandaşlarımızdan kesin dönüş yaparak Türkiye’ye yerleşenler ile bir takvim yılı içinde altı aydan fazla süreyle oturanlar ise tam mükellefiyet esasında vergilendirileceklerdir. Buna göre, Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinin değişik 2 numaralı bendi uyarınca, dar mükellefiyet esasında vergilendirilmesi gereken Türk vatandaşlarının Türkiye’de elde ettiği gelirin sadece: -Tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile kurumlardan elde edilen kar paylarından; -Diğer kazanç ve iratlardan veya bu kazanç ve iratların birkaçı veya tamamından ibaret olması halinde beyanname verilmeyecektir. Aynı durum dar mükellefiyet esasında vergilendirilen ve Türk vatandaşı olmayan ya da Türk vatandaşlığını kaybetmiş olanlar içinde geçerli olup, Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar bakımından dar mükellefiyet esasında vergilendirilenlerin, işyeri olarak kiraya verilen gayrimenkullerden elde ettikleri kira gelirlerinin tamamının tevkif suretiyle vergilendirilmiş olması halinde elde edilen kira tutarı ne olursa olsun beyanname verilmeyecektir. Ancak, gayrimenkullerin mesken olarak kiraya verilmesi ve elde edilen kira gelirinin (2006 yılı için 2.200 YTL) istisna tutarını aşması veya gayrimenkullerin tevkif suretiyle vergilendirilmemiş işyeri kira geliri olması halinde, elde edilen gelir gayrimenkul sermaye iradı olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi ile Mart ayının 15. günü akşamına kadar beyan edilecektir. Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde, binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın belli bir tutarı (2006 takvim yılı gelirleri için 2.200 YTL) gelir vergisinden müstesna tutulmuş olup, İstisna haddi üzerinde hasılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisna uygulanmamaktadır. Diğer taraftan, her takvim yılı için yeniden düzenlenen, gayrimenkul sermaye iradına ilişkin beyanname ve rehberler, Maliye Müşavirliği veya Daimi Temsilciliklerimizin bulunduğu ülkelere gönderilmekte olup, ayrıca konuya ilişkin bilgilere www.gib.gov.tr adresinden de ulaşılabilmektedir. Geçici vergi nasıl uygulanacaktır?Yeni işe başlayan mükellefler, faaliyete başladıkları tarihin içinde bulunduğu geçici vergi döneminden itibaren geçici vergi ödemeye başlayacaklardır. İşin bırakılması halinde ise işin bırakıldığı tarihi içeren dönemden sonraki dönemler için geçici vergi beyannamesi verilmeyecektir. Ticaret siciline tescil edilerek tasfiyeye giren kurumlar tasfiyeye girdikleri tarihi ihtiva eden geçici vergi dönem kazançları üzerinden geçici vergi ödeyecekler, bu dönemden sonra geçici vergi beyannamesi vermeyeceklerdir. Birleşme ve devir hallerinde, birleşme ve devir tarihi itibarıyla hukuki varlığı sona eren kurumların birleşme karı veya devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar için 15 gün içinde beyanname verilmesi gerektiğinden, hukuki varlığı sona eren kurumlar, birleşme ve devir tarihinin içinde bulunduğu dönemler için geçici vergi beyannamesi vermeyeceklerdir. Sirket bilançosuna kayıtlı emtianın şirketin iradesi dışında yağmalanması veya çalınması durumunda bunların bedelleri masraf yazılabilir mi?Vergi kanunlarında yağma edilen veya çalınan emtia bedellerinin zarar olarak yazılmasına veya bunlar için karşılık ayrılmasına imkan veren bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle yağma edilen veya çalınan emtia değerinin gider olarak dikkate alınması mümkün değildir. 5035 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklik Sonrasında Serbest Meslek Kazancının Tespitinde Hangi Giderler Hasılattan İndirilir?Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir: 1.Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgahlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgah için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İşyeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgahı kendi mülkü olup bunun bir kısmım-iş- yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler). 2.Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatındaki iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (bu primlerin ve aidatın geri alınmamak üzere Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla) ile 27 nci maddede yazılı giyim giderleri. 3.Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri (seyahat maksadının gerektirdiği süre ile sınırlı olmak şartıyla). 4.Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanunun 328 inci maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil). 5.Kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri. 6.Alınan mesleki yayınlar için ödenen bedeller. 7.Mesleki faaliyetin ifası için ödenen mal ve hizmet alım bedelleri. 8.Serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla emekli sandıklarına ödenen giriş ve emeklilik aidatları ile mesleki teşekküllere ödenen aidatlar. 9.Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen meslek, ilan ve reklam vergileri ile iş yerleriyle ilgili ayni vergi, resim ve harçlar. 10.Mesleki faaliyetle ilgili olarak kanun, ilam ve mukavelenameye göre ödenen tazminatlar. Her türlü para cezaları ve vergi cezalan ile serbest meslek erbabının suçlarından doğan tazminatlar gider olarak indirilemez. Işverenlerce Hizmet Erbabına Sağlanan Yemek Bedelinde İstisna Uygulaması nasıldır?Gelir Vergisi Kanununun 23/8'inci maddesinde, "Hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (İşverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 800.000 lirayı (20.12.2004 tarih ve 2004/8295 sayılı BKK ile 2005 yılı için 7,50 YTL) aşmaması ve bunailişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şarttır. Ödemeninbu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile hizmet erbabına yemek bedeli olarak nakten yapılanödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir)"in gelir vergisindenistisna edileceği hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili olarak gerekli açıklamalar ise 186 SeriNolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır. İşverenlerce işyerinde veya müştemilatında personele yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerin, Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesine göre ücret olarak değerlendirilmesi, ancak sağlanan bu menfaatlerin aynı Kanunun 23'üncü maddesinin 8'inci bendi uyarınca gelir vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir. İşverenlerce hizmet erbabına işyerinde veya müştemilatında yemek vermek suretiyle sağlanan menfaatlerin, herhangi birtutarla sınırlı olmaksızın tamamının vergiden istisna edilmesi gerekir. Söz konusu istisnanın uygulanması ve gider indirimi için işverenin işyerinde yemek hazırlatması şart olmayıp, yemeğin hazır olarak lokanta veya diğer yemek şirketlerinden temin edilerek işyeri veya müştemilatında verilmesi de mümkündür. Öte yandan, hizmet erbabına civar lokantalar veya yemek verme hizmeti sağlayan yerlerde yemek verilmesi halinde, çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin 2005 yılı için 7,50 YTL'nin gelir vergisinden istisna edilmesi, aşan kısmın ise ücret hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekir. Ancak, söz konusu istisnanın uygulanabilmesi için yemek bedelinin, yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere ödenmesi ve yemek bedeli faturasının işveren adına düzenlenmesi, ayrıca bu faturaya yemek yiyen hizmet erbabının adı ve soyadı ile yemek yediği gün sayısını belirten bir listenin eklenmesi gerekmektedir |












